Skip to main content

مَّا لَهُمْ بِهٖ مِنْ عِلْمٍ وَّلَا لِاٰبَاۤىِٕهِمْۗ كَبُرَتْ كَلِمَةً تَخْرُجُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۗ اِنْ يَّقُوْلُوْنَ اِلَّا كَذِبًا  ( الكهف: ٥ )

Not
مَّا
yoktur
they have
لَهُم
onların
about it
بِهِۦ
bu hususta
any
مِنْ
hiçbir
knowledge
عِلْمٍ
bilgisi
and not
وَلَا
ve yoktur
their forefathers
لِءَابَآئِهِمْۚ
atalarının
Mighty (is)
كَبُرَتْ
ne büyük (küstahça)
the word
كَلِمَةً
söz
(that) comes out
تَخْرُجُ
çıkıyor
of their mouths
مِنْ أَفْوَٰهِهِمْۚ
ağızlarından
Not they say
إِن يَقُولُونَ
onlar söylemiyorlar
except
إِلَّا
başka bir şey
a lie
كَذِبًا
yalandan

mâ lehüm bihî min `ilmiv velâ liâbâihim. kebürat kelimeten taḫrucü min efvâhihim. iy yeḳûlûne illâ keẕibâ. (al-Kahf 18:5)

Diyanet Isleri:

Allah'ın çocuk edindiğine dair ne kendilerinin ve ne de babalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından çıkan söz ne büyük iftiradır. Onlar yalnız ve yalnız yalan söylerler.

English Sahih:

They have no knowledge of it, nor had their fathers. Grave is the word that comes out of their mouths; they speak not except a lie. ([18] Al-Kahf : 5)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Ne onların bir bilgisi var, ne atalarının; ağızlarından çıkan söz, ne de büyük söz. Onlar, ancak yalan söylüyorlar.