Skip to main content

اِنَّمَا السَّبِيْلُ عَلَى الَّذِيْنَ يَسْتَأْذِنُوْنَكَ وَهُمْ اَغْنِيَاۤءُۚ رَضُوْا بِاَنْ يَّكُوْنُوْا مَعَ الْخَوَالِفِۙ وَطَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوْبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُوْنَ ۔  ( التوبة: ٩٣ )

Only
إِنَّمَا
ancak
the way (blame)
ٱلسَّبِيلُ
(kınanmasına) yol vardır
(is) on those who
عَلَى ٱلَّذِينَ
kimselerin
ask your permission
يَسْتَـْٔذِنُونَكَ
senden izin isteyen
while they
وَهُمْ
onlar
(are) rich
أَغْنِيَآءُۚ
zengin oldukları halde
They (are) satisfied
رَضُوا۟
onlar razı oldular
to be
بِأَن يَكُونُوا۟
olmağa
with
مَعَ
beraber
those who stay behind
ٱلْخَوَالِفِ
geri kalan kadınlarla
and Allah sealed
وَطَبَعَ
ve mühürledi
and Allah sealed
ٱللَّهُ
Allah
[on]
عَلَىٰ
üzerini
their hearts
قُلُوبِهِمْ
onların kalbleri
so they
فَهُمْ
artık onlar
(do) not know
لَا يَعْلَمُونَ
bilmezler

inneme-ssebîlü `ale-lleẕîne yeste'ẕinûneke vehüm agniyâ'. raḍû biey yekûnû me`a-lḫavâlifi veṭabe`a-llâhü `alâ ḳulûbihim fehüm lâ ya`lemûn. (at-Tawbah 9:93)

Diyanet Isleri:

Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyen, geride kalan kadınlarla bulunmaya razı olanlara ve Allah kalblerini mühürlemiş olduğu için bilmeyenleredir.

English Sahih:

The cause [for blame] is only upon those who ask permission of you while they are rich. They are satisfied to be with those who stay behind, and Allah has sealed over their hearts, so they do not know. ([9] At-Tawbah : 93)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Suçlu sayılanlar, ancak zengin oldukları halde gelip senden izin isteyenlerdir. Onlar, geri kalanlarla kalmaya razı olmuşlardır ve Allah, kalplerini mühürlemiştir, fakat anlamaz onlar.