Skip to main content
قَالُوا۟
dediler
فَأْتُوا۟
getirin
بِهِۦ
onu
عَلَىٰٓ
önüne
أَعْيُنِ
gözü
ٱلنَّاسِ
insanların
لَعَلَّهُمْ
böylece onlar
يَشْهَدُونَ
tanık olsunlar

ḳâlû fe'tû bihî `alâ a`yüni-nnâsi le`allehüm yeşhedûn.

Diyanet Isleri:

Bazıları: "İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk" deyince, "O halde bunların şahidlik edebilmeleri için onu halkın gözü önüne getirin" dediler.

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Öyleyse dediler, onu halkın gözü önüne getirin de söylediği söze tanıklıkta bulunsunlar.

2 Adem Uğur

O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.

3 Ali Bulaç

Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar."

4 Ali Fikri Yavuz

(Nemrud ve kavminin ileri gelenleri şöyle) dediler: “- Öyle ise, onu insanların gözleri önüne getirin, belki (yaptığı işe) şahidlik ederler.”

5 Celal Yıldırım

Bunların şahitlik etmeleri ic!n onu halkın önüne getirin, dediler.

6 Diyanet Vakfı

O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.

7 Edip Yüksel

"Onu kamunun huzuruna çıkarın ki tanık olsunlar," dediler.

8 Elmalılı Hamdi Yazır

"O halde onu insanların gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) şahidlik ederler" dediler.

9 Fizilal-il Kuran

O halde onu yakalayıp halkın karşısına getiriniz ki, herkes bu suçunun tanığı olsun dediler.

10 Gültekin Onan

Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar."

11 Hasan Basri Çantay

Dediler: «O halde onu insanların gözleri önüne getirin. Olur ki onlar da (aleyhinde) şâhidlik ederler».

12 İbni Kesir

Dediler ki: O halde bunların şahidlik edebilmeleri için onu insanların gözleri önüne getirin.

13 İskender Ali Mihr

“Öyleyse onu, insanların gözü önüne getirin! Böylece onlar şahit olurlar.” dediler.

14 Muhammed Esed

(Berikiler:) "Onu insanların karşısına çıkarın, (aleyhine) tanıklık etsinler!" dediler.

15 Muslim Shahin

O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.

16 Ömer Nasuhi Bilmen

«Haydin dediler. O´nu nâsın gözleri önüne getiriniz; umulur ki onlar şehâdette bulunurlar.»

17 Rowwad Translation Center

(Bir kısmı da) “O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler” dediler.

18 Şaban Piriş

-Şahitlik etmeleri için onu halkın gözü önüne getirin, dediler.

19 Shaban Britch

Şahitlik etmeleri için onu halkın gözü önüne getirin, dediler.

20 Suat Yıldırım

“Haydin, dediler, getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsunlar.”

21 Süleyman Ateş

Onu insanların gözü önüne getirin de (nasıl cezalandırılacağına) tanık olsunlar dediler.

22 Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar.»

23 Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Halkın gözleri önüne getirin onu ki, açıkça görebilsinler."