Skip to main content

وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِّنْۢ بُطُوْنِ اُمَّهٰتِكُمْ لَا تَعْلَمُوْنَ شَيْـًٔاۙ وَّجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٕدَةَ ۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُوْنَ   ( النحل: ٧٨ )

And Allah
وَٱللَّهُ
ve Allah
brought you forth
أَخْرَجَكُم
sizi çıkardı
from the wombs
مِّنۢ بُطُونِ
karınlarından
(of) your mothers
أُمَّهَٰتِكُمْ
annelerinizin
not knowing
لَا تَعْلَمُونَ
bilmezken
anything
شَيْـًٔا
hiçbir şey
and made
وَجَعَلَ
ve verdi
for you
لَكُمُ
size
the hearing
ٱلسَّمْعَ
işitme
and the sight
وَٱلْأَبْصَٰرَ
ve gözler
and the hearts
وَٱلْأَفْـِٔدَةَۙ
ve gönüller
so that you may
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
give thanks
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz

vellâhü aḫraceküm mim büṭûni ümmehâtiküm lâ ta`lemûne şey'ev vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'idete le`alleküm teşkürûn. (an-Naḥl 16:78)

Diyanet Isleri:

Allah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve kalp vermiştir.

English Sahih:

And Allah has extracted you from the wombs of your mothers not knowing a thing, and He made for you hearing and vision and hearts [i.e., intellect] that perhaps you would be grateful. ([16] An-Nahl : 78)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Allah sizi, analarınızın karnından çıkardı, hiçbir şey bilmezdiniz ve size, şükredesiniz diye kulak verdi, gözler verdi, gönüller verdi.