Skip to main content
ARBNDEENIDTRUR
bismillah
أَتَىٰٓ
geldi
أَمْرُ
emri
ٱللَّهِ
Allah'ın
فَلَا
artık
تَسْتَعْجِلُوهُۚ
onu acele istemeyin
سُبْحَٰنَهُۥ
(Allah) uzaktır
وَتَعَٰلَىٰ
ve yücedir
عَمَّا يُشْرِكُونَ
ortak koştuklarından

etâ emru-llâhi felâ testa`cilûh. sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yüşrikûn.

Allah'ın buyruğu gelecektir; acele gelmesini istemeyin, Allah, ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.

Tefsir
يُنَزِّلُ
indirir
ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ
Melekleri
بِٱلرُّوحِ
ruh ile
مِنْ أَمْرِهِۦ
emrinden (olan)
عَلَىٰ
üzerine
مَن
kimseler
يَشَآءُ
dilediği
مِنْ عِبَادِهِۦٓ
kullarından
أَنْ
diye
أَنذِرُوٓا۟
uyarsın
أَنَّهُۥ
muhakkak
لَآ
yoktur
إِلَٰهَ
tanrı
إِلَّآ
başka
أَنَا۠
benden
فَٱتَّقُونِ
benden korkun

yünezzilü-lmelâikete birrûḥi min emrihî `alâ mey yeşâü min `ibâdihî en enẕirû ennehû lâ ilâhe illâ ene fetteḳûn.

Allah kullarından dilediğine buyruğunu bildirmek için meleklerini vahiyle indirerek şöyle der: "İnsanları uyarın ki, Benden başka tanrı yoktur. Benden sakının."

Tefsir
خَلَقَ
yarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
gökleri
وَٱلْأَرْضَ
ve yeri
بِٱلْحَقِّۚ
hak ile
تَعَٰلَىٰ
yücedir
عَمَّا يُشْرِكُونَ
ortak koştuklarından

ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. te`âlâ `ammâ yüşrikûn.

Gökleri ve yeri gereğince yaratmıştır. Onların eş koştukları şeylerden yücedir.

Tefsir
خَلَقَ
yarattı
ٱلْإِنسَٰنَ
insanı
مِن نُّطْفَةٍ
nutfeden
فَإِذَا
birden
هُوَ
o (insan)
خَصِيمٌ
bir hasım (olup çıktı)
مُّبِينٌ
apaçık

ḫaleḳa-l'insâne min nuṭfetin feiẕâ hüve ḫaṣîmüm mübîn.

İnsanı nutfeden yaratmıştır. Öyleyken o nasıl da açıkça karşı koymaktadır!

Tefsir
وَٱلْأَنْعَٰمَ
ve hayvanları da
خَلَقَهَاۗ
yarattı
لَكُمْ
sizin için vardır
فِيهَا
onlarda
دِفْءٌ
ısınma
وَمَنَٰفِعُ
ve menfaatler
وَمِنْهَا
ve onlardan
تَأْكُلُونَ
yersiniz

vel'en`âme ḫaleḳahâ. leküm fîhâ dif'üv vemenâfi`u veminhâ te'külûn.

Hayvanları da yaratmıştır. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Onların etlerini de yersiniz.

Tefsir
وَلَكُمْ
ve sizin için vardır
فِيهَا
onlarda
جَمَالٌ
bir güzellik
حِينَ
zaman
تُرِيحُونَ
akşamleyin getirdiğiniz
وَحِينَ
ve zaman
تَسْرَحُونَ
sabahleyin götürdüğünüz

veleküm fîhâ cemâlün ḥîne türîḥûne veḥîne tesraḥûn.

Onları getirirken de, gönderirken de zevk alırsınız.

Tefsir
وَتَحْمِلُ
ve taşırlar
أَثْقَالَكُمْ
ağırlıklarınızı
إِلَىٰ
(uzak)
بَلَدٍ
şehirlere
لَّمْ تَكُونُوا۟
olmadığınız
بَٰلِغِيهِ
varıyor
إِلَّا
dışında
بِشِقِّ
zahmetler çekmek
ٱلْأَنفُسِۚ
canlar(ınız)
إِنَّ
doğrusu
رَبَّكُمْ
Rabbiniz
لَرَءُوفٌ
çok şefkatlidir
رَّحِيمٌ
çok acıyandır

vetaḥmilü eŝḳâleküm ilâ beledil lem tekûnû bâligîhi illâ bişiḳḳi-l'enfüs. inne rabbeküm leraûfür raḥîm.

Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.

Tefsir
وَٱلْخَيْلَ
ve atları
وَٱلْبِغَالَ
ve katırları
وَٱلْحَمِيرَ
ve merkepleri
لِتَرْكَبُوهَا
binmeniz için
وَزِينَةًۚ
ve süs için
وَيَخْلُقُ
yaratmaktadır
مَا
şeyleri
لَا تَعْلَمُونَ
sizin bilmediklerinizi

velḫayle velbigâle velḥamîra literkebûhâ vezîneh. veyaḫlüḳu mâ lâ ta`lemûn.

Sizin için atları, katırları ve merkebleri binek ve süs hayvanı olarak yaratmıştır. Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

Tefsir
وَعَلَى
ve aittir
ٱللَّهِ
Allah'a
قَصْدُ
doğru
ٱلسَّبِيلِ
yol
وَمِنْهَا
fakat onun vardır
جَآئِرٌۚ
eğrisi de
وَلَوْ
şayet
شَآءَ
dileseydi
لَهَدَىٰكُمْ
doğru yola iletirdi
أَجْمَعِينَ
hepinizi

ve`ale-llâhi ḳaṣdü-ssebîli veminhâ câir. velev şâe lehedâküm ecme`în.

Yolun eğri olanı da vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.

Tefsir
هُوَ
O'dur
ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ
indiren
مِنَ ٱلسَّمَآءِ
gökten
مَآءًۖ
bir su
لَّكُم
sizin için
مِّنْهُ
ondandır
شَرَابٌ
içeceğ(iniz)
وَمِنْهُ
ve ondandır
شَجَرٌ
(bitkiler)
فِيهِ
onda
تُسِيمُونَ
hayvanları otlattığınız

hüve-lleẕî enzele mine-ssemâi mâel leküm minhü şerâbüv veminhü şecerun fîhi tüsîmûn.

Yukarıdan size su indiren O'dur. Ondan içersiniz; hayvanları otlattığınız bitkiler de onunla biter.

Tefsir
Kuran bilgisi :
Nahl
القرآن الكريم:النحل
Ayet Sajdah (سجدة):50
suresi (latin):An-Nahl
sayı Suresi:16
Genel Toplam ayet:128
Toplam kelimeler:2854
Toplam karakter:7707
sayı Ruku:16
yer:Mekke
Azalan Sipariş:70
Ayetten Başlarken:1901