Skip to main content
وَلَا
ve yoktur
صَدِيقٍ
bir dostumuz
حَمِيمٍ
sıcak

velâ ṣadîḳin ḥamîm.

Diyanet Isleri:

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Ne bir can dostu.

2 Adem Uğur

´´Ne de yakın bir dostumuz´´.

3 Ali Bulaç

"Ne de candan-yakın bir dost."

4 Ali Fikri Yavuz

Ne de yakın bir dost...

5 Celal Yıldırım

(100-101) Artık (bugün için) ne şefaatçilerimiz vardır, ne de candan sıcak bir dostumuz...

6 Diyanet Vakfı

"Ne de yakın bir dostumuz".

7 Edip Yüksel

"Ne de yakın bir dostumuz."

8 Elmalılı Hamdi Yazır

"Ne de yakın bir dost."

9 Fizilal-il Kuran

Cana yakın bir dostumuz da yok.

10 Gültekin Onan

"Ne de candan, yakın bir dost."

11 Hasan Basri Çantay

«ne de candan bir dost yok».

12 İbni Kesir

Ve sıcak bir dostumuz da yoktur.

13 İskender Ali Mihr

Ve (bizim için) sadık bir dost yoktur.

14 Muhammed Esed

ne de candan bir dostumuz.

15 Muslim Shahin

ne de yakın bir dostumuz.

16 Ömer Nasuhi Bilmen

(100-101) «Artık bize ne şefaat edicilerden var. Ne de yakın bir dost var.»

17 Rowwad Translation Center

"Sıcak bir dost da yok."

18 Şaban Piriş

Sıcak bir dost da yok..

19 Shaban Britch

Sıcak bir dost da yok.

20 Suat Yıldırım

Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler “Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!”“Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu.“Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!” “Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!” [36,56; 40,47; 7,53; 38,64]

21 Süleyman Ateş

Ne de sıcak bir dostumuz.

22 Tefhim-ul Kuran

«Ne de candan, yakın bir dost.»

23 Yaşar Nuri Öztürk

Ne sıcak-samimi bir dostumuz."