Skip to main content
مَا تَذَرُ
bırakmıyor
مِن
hiçbir
شَىْءٍ
şeyi
أَتَتْ
geçtiği
عَلَيْهِ
üzerinden
إِلَّا
ancak
جَعَلَتْهُ
onu ediyordu
كَٱلرَّمِيمِ
kül gibi

mâ teẕeru min şey'in etet `aleyhi illâ ce`alethü kelramîm.

Diyanet Isleri:

Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Nereden geçmiş, neye dokunmuşsa orasını ve o şeyi çürümüş kemiğe döndürmüştü.

2 Adem Uğur

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

3 Ali Bulaç

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.

4 Ali Fikri Yavuz

Öyle bir rüzgâr ki, uğradığı bir şeyi bırakmıyor, mutlak onu kül gibi savuruyordu.

5 Celal Yıldırım

(Kasırga) nerenin üzerine uğradıysa mutlaka orayı kül haline çeviriyordu.

6 Diyanet Vakfı

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

7 Edip Yüksel

Rastgeldiği her şeyi toz toprağa çeviriyordu.

8 Elmalılı Hamdi Yazır

O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.

9 Fizilal-il Kuran

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

10 Gültekin Onan

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp kül gibi dağıtıyordu.

11 Hasan Basri Çantay

(Öyle bir rüzgâr ki) her uğradığı şey´i (yerinde) bırakmıyor, mutlakaa onu kül gibi savuruyordu.

12 İbni Kesir

İsabet ettiği şeyi bırakmayıp toza çeviriyordu.

13 İskender Ali Mihr

(O rüzgâr), üzerinden geçtiği (hiç)bir şeyi bırakmayarak, mutlaka kül gibi toz haline getirdi.

14 Muhammed Esed

(bu kasırga) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmadı ve (her şeyi) çürümüş kemiklere benzetti.

15 Muslim Shahin

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

16 Ömer Nasuhi Bilmen

(41-42) Ve Âd (kavminin kıssasında da (ibret vardır). O vakit ki, onların üzerine faidesiz, muzır rüzgarı gönderdik. Üzerine her uğradığı şeyi bırakmıyordu, illâ ki, onu çürümüş bir kül gibi kılmış oluyordu.

17 Rowwad Translation Center

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

18 Şaban Piriş

Dokunduğu her şeyi çürük kemik gibi yapmıştı.

19 Shaban Britch

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu çürümüş bir hale getiriyordu.

20 Suat Yıldırım

Bu rüzgâr, uğradığı her şeyi derhal kül gibi savuruyordu.

21 Süleyman Ateş

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, onu kül gibi ediyordu.

22 Tefhim-ul Kuran

Üzerinden geçtiği her şeyi (olduğu gibi) bırakmıyor, mutlaka onu çürütüp kül gibi dağıtıyordu.

23 Yaşar Nuri Öztürk

Üzerinden geçtiği her şeyi kül haline getirmeden bırakmıyordu.