Skip to main content

وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِيْنَ اِلَّا مُبَشِّرِيْنَ وَمُنْذِرِيْنَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُوْنَ   ( الأنعام: ٤٨ )

And not We send
وَمَا نُرْسِلُ
biz gönderimeyi
the Messengers
ٱلْمُرْسَلِينَ
elçileri
except
إِلَّا
dışında
(as) bearer of glad tidings
مُبَشِّرِينَ
müjdeciler olmak
and (as) warners
وَمُنذِرِينَۖ
ve uyarıcılar olmak
So whoever
فَمَنْ
o halde kim
believed
ءَامَنَ
inanır
and reformed
وَأَصْلَحَ
ve uslanırsa
then no
فَلَا
yoktur
fear
خَوْفٌ
korku
upon them
عَلَيْهِمْ
onlara
and not
وَلَا
ve değildir
they
هُمْ
onlar
will grieve
يَحْزَنُونَ
üzülecek de

vemâ nürsilü-lmürselîne illâ mübeşşirîne vemünẕirîn. femen âmene veaṣleḥa felâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn. (al-ʾAnʿām 6:48)

Diyanet Isleri:

Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderiyoruz. Kim inanır ve nefsini ıslah ederse onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

English Sahih:

And We send not the messengers except as bringers of good tidings and warners. So whoever believes and reforms – there will be no fear concerning them, nor will they grieve. ([6] Al-An'am : 48)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Biz, peygamberleri ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik. Şu halde inananlara ve kendilerini düzgün bir hale getirenlere ne korku vardır, ne de mahzun olur onlar.