Skip to main content
لِنَجْعَلَهَا
onu yapalım diye
لَكُمْ
size
تَذْكِرَةً
bir ibret
وَتَعِيَهَآ
ve onu bellesin
أُذُنٌ
kulak(lar)
وَٰعِيَةٌ
belleyen

linec`alehâ leküm teẕkiratev vete`iyehâ üẕünüv vâ`iyeh.

Diyanet Isleri:

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Bu, size bir öğüt ve ibret olsun ve belleyip unutmayan kulaklarda kalsın diye.

2 Adem Uğur

Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

3 Ali Bulaç

Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu belleyip-kavrasın.'

4 Ali Fikri Yavuz

Onu (müminleri kurtarıp da kâfirleri boğmamızı) size bir ibret yapalım ve onu belleyip saklıyan kulaklar saklasın diye...

5 Celal Yıldırım

(11-12) Doğrusu biz, su iyice kabarıp taştığında size ibret ve öğüt kılmamız için ve anlayabilen kulaklar anlasın diye sizi yüzüp giden gemide taşıdık.

6 Diyanet Vakfı

Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

7 Edip Yüksel

Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.

8 Elmalılı Hamdi Yazır

Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.

9 Fizilal-il Kuran

Onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulaklar onu bellesin.

10 Gültekin Onan

Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. ´Gerçeği belleyip kavrayabilen´ kullar da onu ´belleyip kavrasın´.

11 Hasan Basri Çantay

Onu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, onu belleyen kulaklar da bellesin diye.

12 İbni Kesir

Ki bunu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım. Ve anlayışlı kulaklar anlasın diye.

13 İskender Ali Mihr

Onu sizin için bir ibret kılalım ve işiten kulaklar onu bellesin diye.

14 Muhammed Esed

ki bütün bunları size (kesintisiz) bir uyarı haline getirelim ve her uyanık ve duyarlı kulak onu bilinçle algılayabilsin.

15 Muslim Shahin

onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

16 Ömer Nasuhi Bilmen

(11-12) Şüphe yok ki, su taştığı zaman sizi o akan gemiye Biz yükledik. Onu (o necâtı) sizin için bir ibret kılmamız için ve hıfzeden kulakların onu anlamaları için (öyle yaptık).

17 Rowwad Translation Center

Bunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye.

18 Şaban Piriş

Bunu sizin için bir öğüt/uyarı kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye...

19 Shaban Britch

Bunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye.

20 Suat Yıldırım

Unutmayın ki Nûh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık. [36,41-42; 43,12-14; 16,14; 35,12]

21 Süleyman Ateş

Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin.

22 Tefhim-ul Kuran

Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. ´Gerçeği belleyip kavrayabilen´ kullar da onu belleyip kavrasın.

23 Yaşar Nuri Öztürk

Ki onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.