Skip to main content

رَضُوْا بِاَنْ يَّكُوْنُوْا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلٰى قُلُوْبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُوْنَ   ( التوبة: ٨٧ )

They (were) satisfied
رَضُوا۟
razı oldular
to be
بِأَن يَكُونُوا۟
olmaya
with
مَعَ
beraber
those who stay behind
ٱلْخَوَالِفِ
geride kalan kadınlarla
and were sealed
وَطُبِعَ
ve mühürlendi
[on]
عَلَىٰ
üzeri
their hearts
قُلُوبِهِمْ
kalbleri
so they
فَهُمْ
artık onlar
(do) not understand
لَا يَفْقَهُونَ
anlamazlar

raḍû biey yekûnû me`a-lḫavâlifi veṭubi`a `alâ ḳulûbihim fehüm lâ yefḳahûn. (at-Tawbah 9:87)

Diyanet Isleri:

Geri kalan kadınlarla beraber bulunmaya razı oldular. Kalbleri kapanmıştır, bu yüzden anlamazlar.

English Sahih:

They were satisfied to be with those who stay behind, and their hearts were sealed over, so they do not understand. ([9] At-Tawbah : 87)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, oturup kalanlarla beraber olmaya razı olmuşlardır ve kalplerine mühür vurulmuştur onların, muhakkak ki onlar anlamazlar.