قَالُوْا جَزَاۤؤُهٗ مَنْ وُّجِدَ فِيْ رَحْلِهٖ فَهُوَ جَزَاۤؤُهٗ ۗ كَذٰلِكَ نَجْزِى الظّٰلِمِيْنَ ( يوسف: ٧٥ )
They said
قَالُوا۟
dediler
"Its recompense
جَزَٰٓؤُهُۥ
cezası
(is that one) who
مَن
kimin
it is found
وُجِدَ
bulunursa
in his bag
فِى رَحْلِهِۦ
yükünde
then he
فَهُوَ
işte o
(will be) his recompense
جَزَٰٓؤُهُۥۚ
onun karşılığıdır
Thus
كَذَٰلِكَ
böylece
(do) we recompense
نَجْزِى
biz cezalandırırız
the wrongdoers"
ٱلظَّٰلِمِينَ
haksızları
ḳâlû cezâühû mev vucide fî raḥlihî fehüve cezâüh. keẕâlike neczi-żżâlimîn. (Yūsuf 12:75)
Diyanet Isleri:
"Cezası, kimin yükünde bulunursa, ceza olarak ona el konulur; biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.
English Sahih:
[The brothers] said, "Its recompense is that he in whose bag it is found – he [himself] will be its recompense. Thus do we recompense the wrongdoers." ([12] Yusuf : 75)
1 Abdulbaki Gölpınarlı
Kimin yükünde bulunursa dediler, o, malını çaldığı adama köle olur. Biz zulmedenleri böyle cezalandırırız.