Skip to main content

۞ مَآ اَشْهَدْتُّهُمْ خَلْقَ السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضِ وَلَا خَلْقَ اَنْفُسِهِمْۖ وَمَا كُنْتُ مُتَّخِذَ الْمُضِلِّيْنَ عَضُدًا  ( الكهف: ٥١ )

Not I made them witness
مَّآ أَشْهَدتُّهُمْ
onları hazır bulundurmadım
the creation
خَلْقَ
yaratılmasında
(of) the heavens
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
and the earth
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
and not
وَلَا
ve ne de
the creation
خَلْقَ
yaratılmasında
(of) themselves
أَنفُسِهِمْ
kendilerinin
and not
وَمَا
ve
I Am
كُنتُ
değilim
the One to take
مُتَّخِذَ
edinmiş
the misleaders
ٱلْمُضِلِّينَ
yoldan şaşırtanları
(as) helper(s)
عَضُدًا
yardımcı

mâ eşhettühüm ḫalḳa-ssemâvâti vel'arḍi velâ ḫalḳa enfüsihim. vemâ küntü mütteḫiẕe-lmüḍillîne `aḍudâ. (al-Kahf 18:51)

Diyanet Isleri:

Oysa Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılmasında ve ne de kendilerinin yaratılmasında hazır bulundurdum. Saptıranları hiçbir işte asla yardımcı da edinmedim.

English Sahih:

I did not make them witness to the creation of the heavens and the earth or to the creation of themselves, and I would not have taken the misguiders as assistants. ([18] Al-Kahf : 51)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Ne göklerle yerin yaratılışına tanık ettik onları, ne kendilerinin yaratılışına. İnsanları doğru yoldan saptıranları da yardımcı edinmem.