Skip to main content

وَتَنْحِتُوْنَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوْتًا فٰرِهِيْنَ   ( الشعراء: ١٤٩ )

And you carve
وَتَنْحِتُونَ
ve yontuyorsunuz
of the mountains
مِنَ ٱلْجِبَالِ
dağlardan
houses
بُيُوتًا
evler
skillfully
فَٰرِهِينَ
ustalıkla

vetenḥitûne mine-lcibâli büyûten fârihîn. (aš-Šuʿarāʾ 26:149)

Diyanet Isleri:

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

English Sahih:

And you carve out of the mountains, homes, with skill. ([26] Ash-Shu'ara : 149)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Ve büyük bir akılla, ustalıkla dağlarda evler yontmadasınız.