Skip to main content

۞ وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَاۤءَ فَزَيَّنُوْا لَهُمْ مَّا بَيْنَ اَيْدِيْهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ فِيْٓ اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِّنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوْا خٰسِرِيْنَ ࣖ   ( فصلت: ٢٥ )

And We have destined
وَقَيَّضْنَا
ve biz musallat ettik
for them
لَهُمْ
onlara
companions
قُرَنَآءَ
birtakım arkadaşlar
(who) made fair-seeming
فَزَيَّنُوا۟
süslü gösterdiler
to them
لَهُم
onlara
what
مَّا
bulunanı
(was) before them
بَيْنَ
onların önlerinde
(was) before them
أَيْدِيهِمْ
onların önlerinde
and what
وَمَا
ve bulunanı
(was) behind them
خَلْفَهُمْ
arkalarında
and (is) justified
وَحَقَّ
ve gerekli oldu
against them
عَلَيْهِمُ
kendilerine
the Word
ٱلْقَوْلُ
söz
among nations
فِىٓ أُمَمٍ
topluluklarına
(that have) passed away (that have) passed away
قَدْ خَلَتْ
gelip geçmiş olan
before them before them
مِن قَبْلِهِم
kendilerinden önce
of the jinn
مِّنَ ٱلْجِنِّ
cin(ler)den
and the men
وَٱلْإِنسِۖ
ve insan(lardan)
Indeed, they
إِنَّهُمْ
çünkü onlar
were
كَانُوا۟
idiler
losers
خَٰسِرِينَ
ziyanda

veḳayyaḍnâ lehüm ḳuranâe fezeyyenû lehüm mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm veḥaḳḳa `aleyhimü-lḳavlü fî ümemin ḳad ḫalet min ḳablihim mine-lcinni vel'ins. innehüm kânû ḫâsirîn. (Fuṣṣilat 41:25)

Diyanet Isleri:

Onların yanına bir takım yardakçılar koyarız da geçmişlerini geleceklerini onlara güzel gösterirler. Verilen söz, gerek cinlerden ve gerekse insanlardan, gelip geçmiş ümmetler içinde, onların aleyhine gerçekleşmiştir. Doğrusu onlar hüsranda idiler.

English Sahih:

And We appointed for them companions who made attractive to them what was before them and what was behind them [of sin], and the word [i.e., decree] has come into effect upon them among nations which had passed on before them of jinn and men. Indeed, they [all] were losers. ([41] Fussilat : 25)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara öyle arkadaşlar hazırladık ve verdik ki önlerindeki dünya işlerini ve artlarındaki ahireti inkar etmeyi bezediler onlara ve onlardan önce, cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler arasında azap hükmünü hakettiler, şüphe yok ki onlar, ziyana uğrayanlardandı.