Skip to main content

وَقَالُوْا لَوْ شَاۤءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنٰهُمْ ۗمَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ اِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُوْنَۗ   ( الزخرف: ٢٠ )

And they say
وَقَالُوا۟
ve dediler ki
"If
لَوْ
eğer
had willed
شَآءَ
dileseydi
the Most Gracious
ٱلرَّحْمَٰنُ
Rahman
we would not have worshipped them" we would not have worshipped them"
مَا عَبَدْنَٰهُمۗ
biz onlara tapmazdık
Not
مَّا
yoktur
they have
لَهُم
onların
about that
بِذَٰلِكَ
bu hususta
any
مِنْ
hiçbir
knowledge
عِلْمٍۖ
bilgileri
Nothing they (do)
إِنْ هُمْ
onlar
but
إِلَّا
sadece
lie
يَخْرُصُونَ
saçmalıyorlar

veḳâlû lev şâe-rraḥmânü mâ `abednâhüm. mâ lehüm biẕâlike min `ilm. in hüm illâ yaḫruṣûn. (az-Zukhruf 43:20)

Diyanet Isleri:

"Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz bunlara kulluk etmezdik" derler. Buna dair bir bilgileri yoktur; onlar sadece vehimde bulunuyorlar.

English Sahih:

And they said, "If the Most Merciful had willed, we would not have worshipped them." They have of that no knowledge. They are not but misjudging. ([43] Az-Zukhruf : 20)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Ve rahman isteseydi derler, kulluk etmezdik onlara; bu hususta hiçbir bilgileri yok; onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.