Skip to main content
لَمَجْمُوعُونَ
mutlaka toplanacaklardır
إِلَىٰ
için
مِيقَٰتِ
buluşma vakti
يَوْمٍ
bir günün
مَّعْلُومٍ
belli

lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

Diyanet Isleri:

De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Elbette bilinen günün muayyen ve mukadder vaktinde toplanacaksınız.

2 Adem Uğur

Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!

3 Ali Bulaç

"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

4 Ali Fikri Yavuz

Belirli bir günün muayyen vaktinde çaresiz toplanacaklardır.”

5 Celal Yıldırım

(49-50) De ki: Öncekiler de, sen rakiler de mutlaka belli bir günün belirlenmiş vaktinde elbette biraraya toplanacaklar..

6 Diyanet Vakfı

Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!

7 Edip Yüksel

"Bilinen günün buluşma anı için toplanacaklardır."

8 Elmalılı Hamdi Yazır

"Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

9 Fizilal-il Kuran

Belirlenmiş bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.

10 Gültekin Onan

"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

11 Hasan Basri Çantay

ma´lûm bir günün muayyen vaktında behemehal toplanacaklardır».

12 İbni Kesir

Belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.

13 İskender Ali Mihr

Malûm (bilinen) günün, belirlenmiş bir vaktinde mutlaka toplanılmış olacaklardır.

14 Muhammed Esed

(yalnızca Allah tarafından) bilinen bir Gün´ün belirlenmiş olan bir vaktinde bir araya getirilecekler;

15 Muslim Shahin

belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır! 

16 Ömer Nasuhi Bilmen

(48-50) «Ve bizlerin evvelce geçmiş atalarımız da mı?» De ki: «Şüphe yok evvelkiler de, sonrakiler de,». «Elbette malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanılmış (olacaklardır).»

17 Rowwad Translation Center

Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.

18 Şaban Piriş

Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.

19 Shaban Britch

Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.

20 Suat Yıldırım

De ki: “Öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün, belli vaktinde mutlaka toplanacaksınız.” [11,103-105]

21 Süleyman Ateş

Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır.

22 Tefhim-ul Kuran

«Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.»

23 Yaşar Nuri Öztürk

Bilinen bir günün buluşma vakti/buluşma yerinde mutlaka bir araya getirileceklerdir.