Skip to main content
فَذَكِّرْ
o halde hatırlat öğüt ver
إِن
eğer
نَّفَعَتِ
yarar verirse
ٱلذِّكْرَىٰ
hatırlatmak

feẕekkir in nefe`ati-ẕẕikrâ.

Diyanet Isleri:

Faydalı olacaksa insanlara öğüt ver.

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Artık öğüt ver, fayda verirse eğer.

2 Adem Uğur

O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

3 Ali Bulaç

Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.'

4 Ali Fikri Yavuz

O halde, fayda versin (yahud fayda vermesin), sen Kur’an ile öğüd ver; (tebliğ vazifeni yap).

5 Celal Yıldırım

O halde öğüt fayda verirse ona devam et.

6 Diyanet Vakfı

O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

7 Edip Yüksel

Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.

8 Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.

9 Fizilal-il Kuran

O halde hatırlatmak fayda verirse hatırlat.

10 Gültekin Onan

Şu halde, eğer ´öğüt ve hatırlatma´ bir yarar sağlayacaksa, ´öğüt verip hatırlat´.

11 Hasan Basri Çantay

O halde eğer öğüd fâide verirse (durma) öğüd ver.

12 İbni Kesir

O halde öğüt fayda verecekse, öğüt ver.

13 İskender Ali Mihr

O halde, eğer zikir fayda verecekse zikret (zikri öğret, öğüt ver).

14 Muhammed Esed

O halde, (hakikati başkalarına) hatırlat, bu hatırlatma ister fayda ver(iyor görün)sün, (ister görünmesin).

15 Muslim Shahin

O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

16 Ömer Nasuhi Bilmen

(9-10) Artık öğüt ver, eğer öğüt faide verirse. Korkar kimse, öğütü dinleyecektir.

17 Rowwad Translation Center

O halde –eğer öğüt fayda verirse- sen de öğüt ver.

18 Şaban Piriş

O halde, öğüt/uyarı fayda verecekse öğüt ver.

19 Shaban Britch

O halde, öğüt fayda verecekse öğüt ver.

20 Suat Yıldırım

O halde öğütün fayda vereceği ümidiyle sen nasihat et!

21 Süleyman Ateş

O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.

22 Tefhim-ul Kuran

Şu halde, eğer ´öğüt ve hatırlatma´ bir yarar sağlayacaksa, ´öğüt verip hatırlat.´

23 Yaşar Nuri Öztürk

Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!