Skip to main content
فَأَلْقَىٰ
bunun üzerine attı
عَصَاهُ
asasını
فَإِذَا
birden
هِىَ
o
ثُعْبَانٌ
bir ejderha (oluverdi)
مُّبِينٌ
açıkça

feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.

Diyanet Isleri:

Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Musa, sopasını yere attı, derken sopa apaşikar kocaman bir yılan oldu.

2 Adem Uğur

Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!

3 Ali Bulaç

Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.

4 Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine Mûsa, asâsını yere bıraktı. Hemen o anda asâ, kocaman bir ejderha oluverdi.

5 Celal Yıldırım

Bunun üzerine Musa, Asa´sını bırakıverdi, derken ansızın o açık ortada büyükçe bir yılan oluverdi.

6 Diyanet Vakfı

Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!

7 Edip Yüksel

Asasını attı, iri bir yılan oluverdi.

8 Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.

9 Fizilal-il Kuran

bunun üzerine Musa, elindeki değneği yere attı, değnek o anda sahici bir yılan oluverdi.

10 Gültekin Onan

Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.

11 Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Musa) asasını bırakdı, bir de ne görsünler: O, apaçık bir ejderhâdır.

12 İbni Kesir

Bunun üzerine asasını bıraktı. Bir de ne görsünler; o, apaçık bir ejderhadır.

13 İskender Ali Mihr

Bunun üzerine (Musa A.S) asasını atınca o (asa) açıkça bir yılan (ejderha) oldu.

14 Muhammed Esed

Bunun üzerine (Musa), asasını yere bıraktı: Oo! (bir de ne görsünler!) düpedüz bir yılandı, bu;

15 Muslim Shahin

Bunun üzerine Mûsâ asasını yere atmış, o da birden apaçık bir yılan haline gelivermişti.

16 Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun üzerine âsâsını bıraktı. Âsâ hemen apaçık bir ejderha oluverdi.

17 Rowwad Translation Center

Bunun üzerine asâsını (yere) bıraktı. (Asâ) hemen apaçık bir ejderha oluverdi.

18 Şaban Piriş

O anda Musa bastonunu attı. Şimdi o apaçık bir ejderha olmuştu.

19 Shaban Britch

Bunu üzerine Musa asâsını attı. Birden o apaçık bir ejderha oluverdi.

20 Suat Yıldırım

Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20,18-22] {KM, Çıkış 4,2-8}

21 Süleyman Ateş

Bunun üzerine (Musa), asasını attı, birden o, açıkça bir ejderha (oluverdi).

22 Tefhim-ul Kuran

Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.

23 Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Mûsa, asasını yere attı; birden korkunç bir ejderha oluverdi o.