Skip to main content
وَلَآ
ve değil(im)
أَنَا۠
ben
عَابِدٌ
ibadet eden
مَّا عَبَدتُّمْ
sizin taptıklarınıza

velâ ene `âbidüm mâ `abettüm.

Diyanet Isleri:

"Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim."

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ne ben taparım sizin taptıklarınıza.

2 Adem Uğur

Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.

3 Ali Bulaç

"Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim."

4 Ali Fikri Yavuz

Zaten ben, sizin tapmış olduklarınıza tapan değilim.

5 Celal Yıldırım

Ben de (elbette) sizin taptığınıza tapıcı değilim.

6 Diyanet Vakfı

"Ben de sizin taptığınıza tapacak dağilim."

7 Edip Yüksel

"Ben asla sizin taptığınıza tapacak değilim."

8 Elmalılı Hamdi Yazır

Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

9 Fizilal-il Kuran

Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

10 Gültekin Onan

Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim."

11 Hasan Basri Çantay

«Ben (zâten) sizin tapdıklarınıza (hiçbir zaman) tapmış değilim».

12 İbni Kesir

Ben de sizin taptıklarınıza, tapacak değilim.

13 İskender Ali Mihr

Ve ben de sizin taptığınız şeylere (kul olacak) tapacak değilim.

14 Muhammed Esed

Ve ben tapmayacağım (asla) sizin tapıp durduğunuza,

15 Muslim Shahin

Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.

16 Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve ben sizin taptığınıza tapıcı değilim.»

17 Rowwad Translation Center

Ben, sizin ibadet ettiklerinize ibadet edecek de değilim.

18 Şaban Piriş

Ben sizin kulluk ettiğinize kulluk edecek değilim.

19 Shaban Britch

Ben sizin ibadet ettiğinize ibadet edici değilim.

20 Suat Yıldırım

Ben sizin ibadet ettiklerinize asla ibadet edecek değilim.

21 Süleyman Ateş

Ben asla sizin yapmakta olduğunuz ibadeti yapıcı değilim.

22 Tefhim-ul Kuran

«Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.»

23 Yaşar Nuri Öztürk

Kul değilim sizin taptığınıza,