Skip to main content

قُلْ لِّلَّذِيْنَ اٰمَنُوْا يَغْفِرُوْا لِلَّذِيْنَ لَا يَرْجُوْنَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْمًا ۢبِمَا كَانُوْا يَكْسِبُوْنَ   ( الجاثية: ١٤ )

Say
قُل
söyle
to those who
لِّلَّذِينَ
kimselere
believe
ءَامَنُوا۟
inanan(lara)
(to) forgive
يَغْفِرُوا۟
affetsinler
those who
لِلَّذِينَ
kimseleri
(do) not hope
لَا يَرْجُونَ
ummayan(ları)
(for the) days
أَيَّامَ
günlerini
(of) Allah;
ٱللَّهِ
Allah'ın
that He may recompense
لِيَجْزِىَ
cezalandırması için
a people
قَوْمًۢا
bir toplumu
for what
بِمَا
sebebiyle
they used (to)
كَانُوا۟
oldukları
earn
يَكْسِبُونَ
yapıyorlar

ḳul lilleẕîne âmenû yagfirû lilleẕîne lâ yercûne eyyâme-llâhi liyecziye ḳavmem bimâ kânû yeksibûn. (al-Jāthiyah 45:14)

Diyanet Isleri:

İnanmışlara de ki: Allah'ın bir milleti yaptıklarına karşılık cezalandıracağı günlerin geleceğini ummayanları şimdilik bağışlasınlar.

English Sahih:

Say, [O Muhammad], to those who have believed that they [should] forgive those who expect not the days of Allah [i.e., of His retribution] so that He may recompense a people for what they used to earn. ([45] Al-Jathiyah : 14)

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Îman edenlere de ki: İşlediklerine karşılık ceza vermesi için, Allah'ın günlerinin gelip çatacağını ummayanların suçlarını, şimdilik örtsünler.