Skip to main content
قَالُوا۟
dediler ki
بَلْ
doğrusu
جِئْنَٰكَ
biz sana getirdik
بِمَا كَانُوا۟
olduklarını
فِيهِ
hakkında
يَمْتَرُونَ
şüphe etmekte

ḳâlû bel ci'nâke bimâ kânû fîhi yemterûn.

Diyanet Isleri:

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

1 Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, biz dediler, onların şüphe ettikleri şeyi getirdik.

2 Adem Uğur

Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.

3 Ali Bulaç

"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."

4 Ali Fikri Yavuz

Elçiler dediler ki: “- Yok, biz sana kavminin şüphe edip durdukları azabı getirdik.

5 Celal Yıldırım

Onlar da, «kavmin, hakkında şüphe edip durdukları şeyi (gelecek azabı) sana getirdik.

6 Diyanet Vakfı

Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helakı) getirdik.

7 Edip Yüksel

Dediler ki: " Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik."

8 Elmalılı Hamdi Yazır

Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."

9 Fizilal-il Kuran

Onlar dediler ki; «Biz sana soydaşlarının kuşku ile karşıladıkları ilahi azabı haber vermeye geldik.»

10 Gültekin Onan

"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."

11 Hasan Basri Çantay

Onlar da: «Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey´i (azabı) getirdik».

12 İbni Kesir

Onlar da: Biz, sana sadece onların şüphe edip durdukları azabı getirdik.

13 İskender Ali Mihr

“Hayır, biz, onların hakkında şüphe ettikleri şey ile sana geldik.” dediler.

14 Muhammed Esed

Onlar da: "Evet, fakat biz sana, (kötülükten yana olanların) şüphe edip durdukları şey(i duyurmak) için geldik" diye cevap verdiler,

15 Muslim Shahin

Dediler ki: «Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.

16 Ömer Nasuhi Bilmen

(63-64) (Onlar da) Dediler ki: «Hayır,biz sana onların kendisinde şüphe eder oldukları şey ile geldik. Ve sana hak ile geldik ve şüphe yok ki, biz elbette sâdıklardanız.»

17 Rowwad Translation Center

Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”

18 Şaban Piriş

-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.

19 Shaban Britch

Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.

20 Suat Yıldırım

“Yok” dediler, “Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz.Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin.” [15,8; 11,65]

21 Süleyman Ateş

Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"

22 Tefhim-ul Kuran

«Hayır» dediler, «Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.»

23 Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Sana öyle bir şey getirdik ki, onun hakkında kuşkulanıp duruyorlardı."