Skip to main content

فَلَا
fakat
ٱقْتَحَمَ
o atılamadı
ٱلْعَقَبَةَ
sarp yokuşa

fele-ḳteḥame-l`aḳabeh.

Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi.

Tefsir

وَمَآ
nedir?
أَدْرَىٰكَ
sana bildiren
مَا
ne olduğunu
ٱلْعَقَبَةُ
sarp yokuşun

vemâ edrâke me-l`aḳabeh.

O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin?

Tefsir

فَكُّ
çözmektir (azad etmek)
رَقَبَةٍ
bir köleyi

fekkü raḳabeh.

O geçit, bir köle ve esir azadetmek,

Tefsir

أَوْ
yahut
إِطْعَٰمٌ
doyurmaktır
فِى يَوْمٍ
gününde
ذِى مَسْغَبَةٍ
açlık

ev iṭ`âmün fî yevmin ẕî mesgabeh.

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

Tefsir

يَتِيمًا
yetimi
ذَا مَقْرَبَةٍ
akraba olan

yetîmen ẕâ maḳrabeh.

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

Tefsir

أَوْ
yahut
مِسْكِينًا
yoksulu
ذَا مَتْرَبَةٍ
hiçbir şeyi olmayan

ev miskînen ẕâ metrabeh.

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

Tefsir

ثُمَّ
sonra
كَانَ
olmaktır
مِنَ ٱلَّذِينَ
kimselerden
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
وَتَوَاصَوْا۟
ve tavsiye edenlerden
بِٱلصَّبْرِ
sabır
وَتَوَاصَوْا۟
ve tavsiye edenlerden
بِٱلْمَرْحَمَةِ
merhamet

ŝümme kâne mine-lleẕîne âmenû vetevâṣav biṣṣabri vetevâṣav bilmerḥameh.

Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.

Tefsir

أُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
أَصْحَٰبُ
adamlarıdır
ٱلْمَيْمَنَةِ
sağın

ülâike aṣḥâbü-lmeymeneh.

İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir.

Tefsir

وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
بِـَٔايَٰتِنَا
ayetlerimizi
هُمْ
onlar
أَصْحَٰبُ
adamlarıdır
ٱلْمَشْـَٔمَةِ
solun

velleẕîne keferû biâyâtinâ hüm aṣḥâbü-lmeş'emeh.

Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir.

Tefsir

عَلَيْهِمْ
onlara vardır
نَارٌ
bir ateş
مُّؤْصَدَةٌۢ
üzerlerine kilitlenmiş

`aleyhim nârum mü'ṣadeh.

Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.

Tefsir