Skip to main content

فَذَكِّرْ
öğüt ver
إِنَّمَآ
çünkü ancak
أَنتَ
sen
مُذَكِّرٌ
öğüt verensin

feẕekkir innemâ ente müẕekkir.

Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.

Tefsir

لَّسْتَ
değilsin
عَلَيْهِم
onların üzerinde
بِمُصَيْطِرٍ
zorlayıcı

leste `aleyhim bimüṣayṭir.

Sen, onlara zor kullanacak değilsin.

Tefsir

إِلَّا
ancak
مَن
kim
تَوَلَّىٰ
yüz çevirirse
وَكَفَرَ
ve inanmazsa

illâ men tevellâ vekefera.

Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

Tefsir

فَيُعَذِّبُهُ
ona azab eder
ٱللَّهُ
Allah
ٱلْعَذَابَ
azabla
ٱلْأَكْبَرَ
en büyük

feyü`aẕẕibühü-llâhü-l`aẕâbe-l'ekber.

Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

Tefsir

إِنَّ
şüphesiz
إِلَيْنَآ
bizedir
إِيَابَهُمْ
dönüşleri

inne ileynâ iyâbehüm.

Doğrusu onların dönüşü Bize'dir.

Tefsir

ثُمَّ
sonra
إِنَّ
şüphesiz
عَلَيْنَا
bize düşer
حِسَابَهُم
onların hesabı

ŝümme inne `aleynâ ḥisâbehüm.

Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir.

Tefsir