Skip to main content

إِنَّ
şüphesiz
ٱلْمُتَّقِينَ
muttakiler ise
فِى
altındadır
ظِلَٰلٍ
gölgeler
وَعُيُونٍ
ve çeşme başındadırlar

inne-lmütteḳîne fî żilâliv ve`uyûn.

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.

Tefsir

وَفَوَٰكِهَ
ve meyvalar (içindedirler)
مِمَّا
şeylerden
يَشْتَهُونَ
gönüllerinin çektiği

vefevâkihe mimmâ yeştehûn.

Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.

Tefsir

كُلُوا۟
yeyin
وَٱشْرَبُوا۟
ve için
هَنِيٓـًٔۢا
afiyetle
بِمَا
karşılık
كُنتُمْ
olduğunuza
تَعْمَلُونَ
yapıyor(sunuz)

külû veşrabû henîem bimâ küntüm ta`melûn.

Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."

Tefsir

إِنَّا
elbette biz
كَذَٰلِكَ
böyle
نَجْزِى
mükafatlandırırız
ٱلْمُحْسِنِينَ
güzel davrananları

innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.

Tefsir

وَيْلٌ
vay haline
يَوْمَئِذٍ
o gün
لِّلْمُكَذِّبِينَ
yalanlayanların

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

O gün yalanlamış olanların vay haline

Tefsir

كُلُوا۟
yiyin
وَتَمَتَّعُوا۟
ve sefa sürün
قَلِيلًا
azıcık
إِنَّكُم
siz
مُّجْرِمُونَ
suçlularsınız

külû vetemette`û ḳalîlen inneküm mücrimûn.

Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.

Tefsir

وَيْلٌ
vay haline
يَوْمَئِذٍ
o gün
لِّلْمُكَذِّبِينَ
yalanlayanların

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

O gün yalanlamış olanların vay haline!

Tefsir

وَإِذَا
ve zaman
قِيلَ
dendiği
لَهُمُ
onlara
ٱرْكَعُوا۟
rüku' edin
لَا يَرْكَعُونَ
rüku' etmezler

veiẕâ ḳîle lehümü-rke`û lâ yerke`ûn.

Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.

Tefsir

وَيْلٌ
vay haline
يَوْمَئِذٍ
o gün
لِّلْمُكَذِّبِينَ
yalanlayanların

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

O gün yalanlamış olanların vay haline!

Tefsir

فَبِأَىِّ
hangi?
حَدِيثٍۭ
söze
بَعْدَهُۥ
bundan sonra
يُؤْمِنُونَ
inanacaklar

febieyyi ḥadîŝim ba`dehû yü'minûn.

Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?

Tefsir