Skip to main content

وَثَمُودَا۟
ve Semud'u
فَمَآ أَبْقَىٰ
geriye bırakmadı

veŝemûde femâ ebḳâ.

İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.

Tefsir

وَقَوْمَ
ve kavmini (helak etmişti)
نُوحٍ
Nuh
مِّن قَبْلُۖ
önceden
إِنَّهُمْ
çünkü onlar
كَانُوا۟
idiler
هُمْ
onlar
أَظْلَمَ
daha zalim
وَأَطْغَىٰ
ve azgın

veḳavme nûḥim min ḳabl. innehüm kânû hüm ażleme veaṭgâ.

Daha önce de Nuh milletini yok eden O'dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi.

Tefsir

وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ
altı üstüne getirilen kentleri
أَهْوَىٰ
devirip yıktı

velmü'tefikete ehvâ.

Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.

Tefsir

فَغَشَّىٰهَا
sardırttı onlara
مَا غَشَّىٰ
sardırdığını

fegaşşâhâ mâ gaşşâ.

Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.

Tefsir

فَبِأَىِّ
o halde hangi?
ءَالَآءِ
ni'metinden
رَبِّكَ
Rabbinin
تَتَمَارَىٰ
kuşku duyuyorsun

febieyyi âlâi rabbike tetemârâ.

Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin?

Tefsir

هَٰذَا
bu
نَذِيرٌ
bir uyarıcıdır
مِّنَ ٱلنُّذُرِ
uyarıcılardan
ٱلْأُولَىٰٓ
ilk

hâẕâ neẕîrum mine-nnüẕüri-l'ûlâ.

İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır.

Tefsir

أَزِفَتِ
yaklaştı
ٱلْءَازِفَةُ
yaklaşıcı

ezifeti-l'âzifeh.

Kıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır.

Tefsir

لَيْسَ
yoktur
لَهَا
onu
مِن دُونِ
başka
ٱللَّهِ
Allah'tan
كَاشِفَةٌ
açacak kimse

leyse lehâ min dûni-llâhi kâşifeh.

Onu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur.

Tefsir

أَفَمِنْ
bu-den mi?
هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ
bu
تَعْجَبُونَ
şaşıyorsunuz

efemin hâẕe-lḥadîŝi ta`cebûn.

Bu söze mi şaşıyorsunuz?

Tefsir

وَتَضْحَكُونَ
ve gülüyorsunuz
وَلَا
ve
تَبْكُونَ
ağlamıyorsunuz

vetaḍḥakûne velâ tebkûn.

Gülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz.

Tefsir