Skip to main content
ARBNDEENIDTRUR
bismillah
يَٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلنَّاسُ
insanlar
ٱتَّقُوا۟
korkun
رَبَّكُمْۚ
Rabbinizden
إِنَّ
çünkü
زَلْزَلَةَ
depremi
ٱلسَّاعَةِ
sa'atin
شَىْءٌ
bir şeydir
عَظِيمٌ
cidden korkunç

yâ eyyühe-nnâsü-tteḳû rabbeküm. inne zelzelete-ssâ`ati şey'ün `ażîm.

Ey insanlar! Rabbinizden sakının; doğrusu kıyamet gününün sarsıntısı büyük şeydir.

Tefsir
يَوْمَ
gün
تَرَوْنَهَا
onu gördüğünüz
تَذْهَلُ
unutur
كُلُّ
her
مُرْضِعَةٍ
emziren
عَمَّآ أَرْضَعَتْ
emzirdiğini
وَتَضَعُ
ve bırakır
كُلُّ
her
ذَاتِ
(sahibi) gebe
حَمْلٍ
(yük) gebe
حَمْلَهَا
yükünü
وَتَرَى
ve görürsün
ٱلنَّاسَ
insanları
سُكَٰرَىٰ
sarhoş
وَمَا
oysa değillerdir
هُم
onlar
بِسُكَٰرَىٰ
sarhoş
وَلَٰكِنَّ
ama
عَذَابَ
azabı
ٱللَّهِ
Allah'ın
شَدِيدٌ
şiddetlidir

yevme teravnehâ teẕhelü küllü mürḍi`atin `ammâ erḍa`at vetede`u küllü ẕâti ḥamlin ḥamlehâ vetera-nnâse sükârâ vemâ hüm bisükârâ velâkinne `aẕâbe-llâhi şedîd.

Kıyameti gören her emzikli kadın emzirdiğini unutur, her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş gibi görürsün oysa sarhoş değildirler, fakat bu sadece Allah'ın azabının çetin olmasındandır.

Tefsir
وَمِنَ
ve
ٱلنَّاسِ
insanlardan
مَن
kimi
يُجَٰدِلُ
tartışır
فِى
hakkında
ٱللَّهِ
Allah
بِغَيْرِ
olmaksızın
عِلْمٍ
bilgisi
وَيَتَّبِعُ
ve uyar
كُلَّ
her
شَيْطَٰنٍ
şeytana
مَّرِيدٍ
kaba (şarlatan)

vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri `ilmiv veyettebi`u külle şeyṭânim merîd.

Allah hakkında bilmeden taşıyan ve her azılı şeytana uyan insanlar vardır.

Tefsir
كُتِبَ
yazılmıştır
عَلَيْهِ
onun hakkında
أَنَّهُۥ
şüphesiz o
مَن
kim
تَوَلَّاهُ
onu takibederse
فَأَنَّهُۥ
muhakkak bu
يُضِلُّهُۥ
onu saşırtır
وَيَهْدِيهِ
ve onu götürür
إِلَىٰ عَذَابِ
azabına
ٱلسَّعِيرِ
alevli ateş

kütibe `aleyhi ennehû men tevellâhü feennehû yüḍillühû veyehdîhi ilâ `aẕâbi-sse`îr.

Onun hakkında şöyle yazılmıştır: O kendisini dost edinen kimseyi saptırır ve alevli azaba götürür.

Tefsir
يَٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلنَّاسُ
insanlar
إِن
eğer
كُنتُمْ
iseniz
فِى
içinde
رَيْبٍ
kuşku
مِّنَ ٱلْبَعْثِ
yeniden dirilmekten
فَإِنَّا
(bilin ki) biz
خَلَقْنَٰكُم
sizi yarattık
مِّن تُرَابٍ
(önce) topraktan
ثُمَّ
sonra
مِن نُّطْفَةٍ
nutfe(sperm)den
ثُمَّ
sonra
مِنْ عَلَقَةٍ
alaka(embriyo)dan
ثُمَّ
sonra
مِن مُّضْغَةٍ
bir çiğnem et parçasından
مُّخَلَّقَةٍ
biçimlenmiş
وَغَيْرِ
ve
مُخَلَّقَةٍ
biçimlenmemiş
لِّنُبَيِّنَ
açıkça göstermek için
لَكُمْۚ
size
وَنُقِرُّ
ve tutarız
فِى ٱلْأَرْحَامِ
rahimlerde
مَا نَشَآءُ
dilediğimizi
إِلَىٰٓ أَجَلٍ
bir süreye kadar
مُّسَمًّى
belirtilmiş
ثُمَّ
sonra
نُخْرِجُكُمْ
sizi çıkarırız;
طِفْلًا
bir bebek olarak
ثُمَّ
sonra
لِتَبْلُغُوٓا۟
ermeniz için
أَشُدَّكُمْۖ
güçlerinize
وَمِنكُم
ve içinizden
مَّن
kimi
يُتَوَفَّىٰ
öldürülür
وَمِنكُم
ve içinizden
مَّن
kimi de
يُرَدُّ
itilir
إِلَىٰٓ أَرْذَلِ
en kötü çağına
ٱلْعُمُرِ
ömrün
لِكَيْلَا
hale gelmesi için
يَعْلَمَ
bilmez
مِنۢ بَعْدِ
sonra
عِلْمٍ
bilen kimse iken
شَيْـًٔاۚ
bir şey
وَتَرَى
ve görürsün
ٱلْأَرْضَ
yeri
هَامِدَةً
kurumuş ölmüş
فَإِذَآ
zaman
أَنزَلْنَا
biz indirdiğimiz
عَلَيْهَا
onun üzerine
ٱلْمَآءَ
suyu
ٱهْتَزَّتْ
titreşir
وَرَبَتْ
ve kabarır
وَأَنۢبَتَتْ
ve bitirir
مِن كُلِّ
her
زَوْجٍۭ
çifti
بَهِيجٍ
güzel

yâ eyyühe-nnâsü in küntüm fî raybim mine-lba`ŝi feinnâ ḫalaḳnâküm min türâbin ŝümme min nuṭfetin ŝümme min `aleḳatin ŝümme mim muḍgatim müḫalleḳativ vegayri müḫalleḳatil linübeyyine leküm. venüḳirru fi-l'erḥâmi mâ neşâü ilâ ecelim müsemmen ŝümme nuḫricüküm ṭiflen ŝümme liteblügû eşüddeküm. veminküm mey yüteveffâ veminküm mey yüraddü ilâ erẕeli-l`umüri likeylâ ya`leme mim ba`di `ilmin şey'â. vetera-l'arḍa hâmideten feiẕâ enzelnâ `aleyhe-lmâe-htezzet verabet veembetet min külli zevcim behîc.

Ey insanlar! Öldükten sonra tekrar dirilmekten şüphede iseniz bilin ki, ne olduğunuzu size açıklamak için, Biz sizi topraktan sonra nutfeden, sonra pıhtılaşmış kandan, sonra da yapısı belli belirsiz bir çiğnem etten yaratmışızdır. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız; sonra sizi çocuk olarak çıkartırız, böylece yetişip erginlik çağına varırsınız. Kiminiz öldürülür, kiminiz de ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken birşey bilmez olur. Yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçer, kabarır, her güzel bitkiden çift çift yetiştirir.

Tefsir
ذَٰلِكَ
bu böyledir
بِأَنَّ
çünkü
ٱللَّهَ
Allah
هُوَ
O
ٱلْحَقُّ
tek gerçektir
وَأَنَّهُۥ
ve O
يُحْىِ
diriltir
ٱلْمَوْتَىٰ
ölüleri
وَأَنَّهُۥ
ve O
عَلَىٰ
üzerine
كُلِّ
her
شَىْءٍ
şey
قَدِيرٌ
kadirdir

ẕâlike bienne-llâhe hüve-lḥaḳḳu veennehû yuḥyi-lmevtâ veennehû `alâ külli şey'in ḳadîr.

Bunlar, yalnız Allah'ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün herşeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini, Allah'ın kabirlerde olanı dirilteceğini gösterir.

Tefsir
وَأَنَّ
ve muhakkak
ٱلسَّاعَةَ
o sa'at
ءَاتِيَةٌ
gelecektir
لَّا
yoktur
رَيْبَ
şüphe
فِيهَا
onda
وَأَنَّ
ve şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
يَبْعَثُ
diriltecektir
مَن
olanları
فِى ٱلْقُبُورِ
kabirlerde

veenne-ssâ`ate âtiyetül lâ raybe fîhâ veenne-llâhe yeb`aŝü men fi-lḳubûr.

Bunlar, yalnız Allah'ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün herşeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini, Allah'ın kabirlerde olanı dirilteceğini gösterir.

Tefsir
وَمِنَ ٱلنَّاسِ
insanlardan
مَن
kimi
يُجَٰدِلُ
tartışır
فِى
hakkında
ٱللَّهِ
Allah
بِغَيْرِ
olmaksızın
عِلْمٍ
bilgisi
وَلَا
ve olmadan
هُدًى
bir yol göstereni
وَلَا
ve olmadan
كِتَٰبٍ
bir Kitabı
مُّنِيرٍ
aydınlatıcı

vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri `ilmiv velâ hüdev velâ kitâbim münîr.

Bilmeden, doğruya götüren bir rehberi olmadan, aydınlatıcı bir kitabı da bulunmadan Allah yolundan saptırmak için büyüklük taslayarak Allah hakkında tartışan insan vardır. Dünyada rezillik onadır; ona kıyamet günü yakıcı azabı tattırırız.

Tefsir
ثَانِىَ
öteye döndürür
عِطْفِهِۦ
boynunu
لِيُضِلَّ
şaşırtmak için
عَن سَبِيلِ
yolundan
ٱللَّهِۖ
Allah'ın
لَهُۥ
onun için vardır
فِى ٱلدُّنْيَا
dünyada
خِزْىٌۖ
bir kepazelik
وَنُذِيقُهُۥ
ve ona taddıracağız
يَوْمَ
günü
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
عَذَابَ
azabını
ٱلْحَرِيقِ
yangın

ŝâniye `iṭfihî liyüḍille `an sebîli-llâh. lehû fi-ddünyâ ḫizyüv venüẕîḳuhû yevme-lḳiyâmeti `aẕâbe-lḥarîḳ.

Bilmeden, doğruya götüren bir rehberi olmadan, aydınlatıcı bir kitabı da bulunmadan Allah yolundan saptırmak için büyüklük taslayarak Allah hakkında tartışan insan vardır. Dünyada rezillik onadır; ona kıyamet günü yakıcı azabı tattırırız.

Tefsir
ذَٰلِكَ
işte bu
بِمَا
yüzündendir
قَدَّمَتْ
önceden yaptıkları
يَدَاكَ
senin ellerinin
وَأَنَّ
ve şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
لَيْسَ
değildir
بِظَلَّٰمٍ
zulmedici
لِّلْعَبِيدِ
kullara

ẕâlike bimâ ḳaddemet yedâke veenne-llâhe leyse biżallâmil lil`abîd.

Ona: "Bunlar senin yaptıklarından ötürüdür" denir, yoksa Allah, kullarına karşı hiç de zalim değildir.

Tefsir
Kuran bilgisi :
Hac
القرآن الكريم:الحج
Ayet Sajdah (سجدة):18,77
suresi (latin):Al-Hajj
sayı Suresi:22
Genel Toplam ayet:78
Toplam kelimeler:1291
Toplam karakter:5570
sayı Ruku:10
yer:Medine
Azalan Sipariş:103
Ayetten Başlarken:2595