Skip to main content

جَنَّٰتِ
cennetleri(ne gireceklerdir)
عَدْنٍ
Adn
ٱلَّتِى وَعَدَ
va'dettiği
ٱلرَّحْمَٰنُ
Rahman'ın
عِبَادَهُۥ
kullarına
بِٱلْغَيْبِۚ
gıyaben
إِنَّهُۥ
şüphesiz O'nun
كَانَ وَعْدُهُۥ
va'di
مَأْتِيًّا
yerine gelecektir

cennâti `adnini-lletî ve`ade-rraḥmânü `ibâdehû bilgayb. innehû kâne va`dühû me'tiyyâ.

Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş yapanlar bunun dışındadır. Bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan, Rahman'ın kullarına gaybde vadettiği cennete, Adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz, O'nun sözü yerini bulacaktır.

Tefsir

لَّا يَسْمَعُونَ
işitmezler
فِيهَا
orada
لَغْوًا
boş söz
إِلَّا
yalnızca
سَلَٰمًاۖ
selam
وَلَهُمْ
ve hazırdır
رِزْقُهُمْ
rızıkları da
فِيهَا
orada
بُكْرَةً
sabah
وَعَشِيًّا
ve akşam

lâ yesme`ûne fîhâ lagven illâ selâmâ. velehüm rizḳuhüm fîhâ bükratev ve`aşiyyâ.

Orada boş sözler değil sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada rızıklarını sabah akşam hazır bulurlar.

Tefsir

تِلْكَ
işte budur
ٱلْجَنَّةُ
cennet
ٱلَّتِى نُورِثُ
vereceğimiz
مِنْ عِبَادِنَا
kullarımızdan
مَن كَانَ تَقِيًّا
korunanlara

tilke-lcennetü-lletî nûriŝü min `ibâdinâ men kâne teḳiyyâ.

Kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanları mirasçı kılacağımız Cennet işte budur.

Tefsir

وَمَا
ve
نَتَنَزَّلُ
biz inmeyiz
إِلَّا
dışında
بِأَمْرِ
emri
رَبِّكَۖ
Rabbinin
لَهُۥ
O'na aittir
مَا
olan herşey
بَيْنَ أَيْدِينَا
önümüzde
وَمَا
ve olan
خَلْفَنَا
arkamızda
وَمَا
ve olan
بَيْنَ
arasında
ذَٰلِكَۚ
bunlar
وَمَا
asla değildir
كَانَ رَبُّكَ
Rabbin
نَسِيًّا
unutkan

vemâ netenezzelü illâ biemri rabbik. lehû mâ beyne eydînâ vemâ ḫalfenâ vemâ beyne ẕâlik. vemâ kâne rabbüke nesiyyâ.

Cebrail: "Biz ancak Rabbinin buyruğu ile ineriz, geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O'na mahsustur. Rabbin unutkan değildir."

Tefsir

رَّبُّ
Rabbidir
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ
yerin
وَمَا
ve şeylerin
بَيْنَهُمَا
bunlar arasında bulunan
فَٱعْبُدْهُ
O'na kulluk et
وَٱصْطَبِرْ
ve sabret
لِعِبَٰدَتِهِۦۚ
O'na kullukta
هَلْ تَعْلَمُ
biliyormusun?
لَهُۥ
O'nun
سَمِيًّا
adaşını

rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ fa`büdhü vaṣṭabir li`ibâdetih. hel ta`lemü lehû semiyyâ.

O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. Öyleyse Ona ibadette sabırlı ol. Hiç O'na benzeyen bir şey bilir misin?

Tefsir

وَيَقُولُ
ve diyor ki
ٱلْإِنسَٰنُ
insan
أَءِذَا
zaman mı?
مَا مِتُّ
öldüğüm
لَسَوْفَ
muhakkak
أُخْرَجُ
çıkarılacağım
حَيًّا
diri olarak

veyeḳûlü-l'insânü eiẕâ mâ mittü lesevfe uḫracü ḥayyâ.

İnsan: "Ben öldüğümde mi diriltileceğim?" der.

Tefsir

أَوَلَا يَذْكُرُ
düşünmüyor mu?
ٱلْإِنسَٰنُ
insan
أَنَّا
bizim
خَلَقْنَٰهُ
onu yarattığımızı
مِن قَبْلُ
önceden
وَلَمْ
ve
يَكُ
değilken
شَيْـًٔا
hiçbir şey

evelâ yeẕküru-l'insânü ennâ ḫalaḳnâhü min ḳablü velem yekü şey'â.

Bu insan kendisi önceden bir şey değilken onu yaratmış olduğumuzu hatırlamaz mi?

Tefsir

فَوَرَبِّكَ
Rabbine andolsun ki
لَنَحْشُرَنَّهُمْ
onları mutlaka toplayacağız
وَٱلشَّيَٰطِينَ
ve şeytanları
ثُمَّ
sonra
لَنُحْضِرَنَّهُمْ
onları bulunduracağız
حَوْلَ
çevresinde
جَهَنَّمَ
cehennemin
جِثِيًّا
diz çökmüş vaziyette

feverabbike lenaḥşürannehüm veşşeyâṭîne ŝümme lenuḥḍirannehüm ḥavle cehenneme ciŝiyyâ.

Rabbine and olsun ki Biz onları mutlaka uydukları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız.

Tefsir

ثُمَّ
sonra
لَنَنزِعَنَّ
ayıracağız
مِن كُلِّ
her
شِيعَةٍ
milletten
أَيُّهُمْ
hangisinin
أَشَدُّ
en çok
عَلَى
karşı
ٱلرَّحْمَٰنِ
Rahman'a
عِتِيًّا
isyan edeni

ŝümme lenenzi`anne min külli şî`atin eyyühüm eşeddü `ale-rraḥmâni `itiyyâ.

Sonra her toplumdan Rahman'a en çok kimin baş kaldırdığını ortaya koyacağız.

Tefsir

ثُمَّ
sonra
لَنَحْنُ
elbette biz
أَعْلَمُ
daha iyi biliriz
بِٱلَّذِينَ
kimlerin
هُمْ
onlar
أَوْلَىٰ
uygun olduğunu
بِهَا
oraya
صِلِيًّا
girmeğe

ŝümme lenaḥnü a`lemü billeẕîne hüm evlâ bihâ ṣiliyyâ.

Cehenneme girmeye en layık olanları Biz biliriz.

Tefsir