Skip to main content

وَمَا
ve ne
تَكُونُ
olsanız
فِى شَأْنٍ
durumda
وَمَا
ve ne
تَتْلُوا۟
okusanız
مِنْهُ
onun hakkında
مِن قُرْءَانٍ
Kur'andan
وَلَا
ne ne
تَعْمَلُونَ
yapsanız
مِنْ عَمَلٍ
yapılacaklardan
إِلَّا
ancak
كُنَّا
biz
عَلَيْكُمْ
sizin üzerinize
شُهُودًا
şahidiz
إِذْ
zaman
تُفِيضُونَ
siz daldığınız
فِيهِۚ
ona
وَمَا
değildir
يَعْزُبُ
gizli
عَن رَّبِّكَ
Rabbinden
مِن
(bir şey)
مِّثْقَالِ
ağırlığınca
ذَرَّةٍ
zerre
فِى ٱلْأَرْضِ
yerde
وَلَا
ne de
فِى ٱلسَّمَآءِ
gökte
وَلَآ
ne de
أَصْغَرَ
daha küçüğü
مِن ذَٰلِكَ
bundan
وَلَآ
ve ne de
أَكْبَرَ
daha büyüğü
إِلَّا
ancak
فِى كِتَٰبٍ
kitaptadır
مُّبِينٍ
apaçık

vemâ tekûnü fî şe'niv vemâ tetlû minhü min ḳur'âniv velâ ta`melûne min `amelin illâ künnâ `aleyküm şühûden iẕ tüfîḍûne fîh. vemâ ya`zübü `ar rabbike mim miŝḳâli ẕerratin fi-l'arḍi velâ fi-ssemâi velâ aṣgara min ẕâlike velâ ekbera illâ fî kitâbim mübîn.

Ne iş yaparsan yap ve sizler ona dair Kuran'dan ne okursanız okuyun; ne yaparsanız yapın; yaptıklarınıza daldığınız anda, mutlaka Biz sizi görürüz. Yerde ve gökte hiçbir zerre Rabbinden gizli değildir. Bundan daha küçüğü veya daha büyüğü şüphesiz apaçık bir Kitap'dadır.

Tefsir

أَلَآ
iyi bilin ki
إِنَّ
şüphesiz
أَوْلِيَآءَ
dostları için
ٱللَّهِ
Allah'ın
لَا
yoktur
خَوْفٌ
korku
عَلَيْهِمْ
onlara
وَلَا
ve
هُمْ
onlar
يَحْزَنُونَ
üzülmeyeceklerdir

elâ inne evliyâe-llâhi lâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

İyi bilin ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Tefsir

ٱلَّذِينَ
kimseler;
ءَامَنُوا۟
onlar iman eden
وَكَانُوا۟
ve
يَتَّقُونَ
sakınanlar

elleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.

Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.

Tefsir

لَهُمُ
onlar için vardır
ٱلْبُشْرَىٰ
müjdeler
فِى ٱلْحَيَوٰةِ
hayatında
ٱلدُّنْيَا
dünya
وَفِى
ve
ٱلْءَاخِرَةِۚ
ahirette
لَا
olmaz
تَبْدِيلَ
değişme
لِكَلِمَٰتِ
sözlerinde
ٱللَّهِۚ
Allah'ın
ذَٰلِكَ
işte
هُوَ
bu
ٱلْفَوْزُ
kurtuluştur
ٱلْعَظِيمُ
büyük

lehümü-lbüşrâ fi-lḥayâti-ddünyâ vefi-l'âḫirah. lâ tebdîle likelimâti-llâh. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

Dünya hayatında da, ahirette de müjde onlaradır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. Bu büyük başarıdır.

Tefsir

وَلَا يَحْزُنكَ
seni üzmesin
قَوْلُهُمْۘ
onların sözleri
إِنَّ
şüphesiz
ٱلْعِزَّةَ
yücelik
لِلَّهِ
Allah'ındır
جَمِيعًاۚ
tamamen
هُوَ
O
ٱلسَّمِيعُ
duyandır
ٱلْعَلِيمُ
bilendir

velâ yaḥzünke ḳavlühüm. inne-l`izzete lillâhi cemî`â. hüve-ssemî`u-l`alîm.

İnkarcıların sözleri seni üzmesin, çünkü bütün kudret Allah'ındır. O, işitir ve bilir.

Tefsir

أَلَآ
iyi bilin ki
إِنَّ
şüphesiz
لِلَّهِ
Allah'ındır
مَن
kim varsa
فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerde
وَمَن
ve kim varsa
فِى ٱلْأَرْضِۗ
yerde
وَمَا
ve
يَتَّبِعُ
uymuyorlar
ٱلَّذِينَ
kimseler
يَدْعُونَ
tapınan(lar)
مِن دُونِ
başkalarına
ٱللَّهِ
Allah'tan
شُرَكَآءَۚ
ortak koştuklarına
إِن
ancak
يَتَّبِعُونَ
onlar uyuyorlar
إِلَّا
sadece
ٱلظَّنَّ
zanna
وَإِنْ
ve
هُمْ
onlar
إِلَّا
sadece
يَخْرُصُونَ
saçmalıyorlar

elâ inne lillâhi men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍ. vemâ yettebi`u-lleẕîne yed`ûne min dûni-llâhi şürakâ'. iy yettebi`ûne ille-żżanne vein hüm illâ yaḫruṣûn.

İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ı bırakıp ortak koşanlar sadece zanna uyanlardır. Onlar ancak tahminde bulunuyorlar.

Tefsir

هُوَ
O'dur
ٱلَّذِى
o ki
جَعَلَ
yaratan
لَكُمُ
sizin için
ٱلَّيْلَ
geceyi
لِتَسْكُنُوا۟
dinlenmeniz için
فِيهِ
onda
وَٱلنَّهَارَ
ve gündüzü
مُبْصِرًاۚ
aydınlatıcı olarak
إِنَّ
şüphesiz
فِى ذَٰلِكَ
bunda
لَءَايَٰتٍ
ayetler vardır
لِّقَوْمٍ
bir topluluk için
يَسْمَعُونَ
duyan

hüve-lleẕî ce`ale lekümü-lleyle liteskünû fîhi vennehâra mübṣirâ. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yesme`ûn.

Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yaratan Allah'tır. Kulak veren millet için bunlarda ayetler vardır.

Tefsir

قَالُوا۟
dediler
ٱتَّخَذَ
edindi
ٱللَّهُ
Allah
وَلَدًاۗ
çocuk
سُبْحَٰنَهُۥۖ
O bundan münezzehtir
هُوَ
O
ٱلْغَنِىُّۖ
hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır
لَهُۥ
O'nundur
مَا
ne varsa
فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerde
وَمَا
ve ne varsa
فِى ٱلْأَرْضِۚ
yerde
إِنْ
yoktur
عِندَكُم
sizin
مِّن
hiçbir
سُلْطَٰنٍۭ
deliliniz
بِهَٰذَآۚ
bu konuda
أَتَقُولُونَ
söylüyor musunuz?
عَلَى
hakkında
ٱللَّهِ
Allah
مَا
şeyi
لَا تَعْلَمُونَ
bilmediğiniz

ḳâlü-tteḫaẕe-llâhü veleden sübḥâneh. hüve-lganiyy. lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. in `indeküm min sülṭânim bihâẕâ. eteḳûlûne `ale-llâhi mâ lâ ta`lemûn.

"Allah çocuk edindi" dediler; haşa; O müstağnidir; göklerde ve yerde olanlara sahiptir. Elinizde, onun çocuk edindiğine dair bir delil yoktur, bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı nasıl söylüyorsunuz?

Tefsir

قُلْ
de ki
إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
kimseler
يَفْتَرُونَ
uyduran(lar)
عَلَى
hakkında
ٱللَّهِ
Allah
ٱلْكَذِبَ
yalan
لَا يُفْلِحُونَ
kurtuluşa eremezler

ḳul inne-lleẕîne yefterûne `ale-llâhi-lkeẕibe lâ yüfliḥûn.

De ki: "Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa erişemezler."

Tefsir

مَتَٰعٌ
bir geçim sürerler
فِى ٱلدُّنْيَا
dünyada
ثُمَّ
sonra
إِلَيْنَا
bizedir
مَرْجِعُهُمْ
dönüşleri
ثُمَّ
sonra
نُذِيقُهُمُ
tattırırız
ٱلْعَذَابَ
azabı
ٱلشَّدِيدَ
şiddetli
بِمَا
dolayı
كَانُوا۟
olmalarından
يَكْفُرُونَ
inkâr ediyor(lar)

metâ`un fi-ddünyâ ŝümme ileynâ merci`uhüm ŝümme nüẕîḳuhümü-l`aẕâbe-şşedîde bimâ kânû yekfürûn.

Onlar için dünyada bir müddet geçinme vardır, sonra dönüşleri Bizedir. İnkarlarına karşılık onlara çetin azab taddıracağız.

Tefsir