Skip to main content
ARBNDEENIDTRUR
bismillah
تَبَٰرَكَ
ne mübarektir
ٱلَّذِى
bulunan
بِيَدِهِ
elinde
ٱلْمُلْكُ
mülk
وَهُوَ
ve O'nun
عَلَىٰ
üzerine
كُلِّ
her
شَىْءٍ
şey
قَدِيرٌ
gücü yeter

tebârake-lleẕî biyedihi-lmülk. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.

Hükümranlık elinde olan Allah yücedir ve O herşeye Kadir'dir.

Tefsir
ٱلَّذِى
O ki
خَلَقَ
yarattı
ٱلْمَوْتَ
ölümü
وَٱلْحَيَوٰةَ
ve hayatı
لِيَبْلُوَكُمْ
sizi denemek için
أَيُّكُمْ
hanginizin
أَحْسَنُ
daha güzel
عَمَلًاۚ
iş yapacağınızı
وَهُوَ
ve O
ٱلْعَزِيزُ
üstündür
ٱلْغَفُورُ
bağışlayandır

elleẕî ḫaleḳa-lmevte velḥayâte liyeblüveküm eyyüküm aḥsenü `amelâ. vehüve-l`azîzü-lgafûr.

Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve dirimi (hayatı) yaratan O'dur. O, güçlüdür, bağışlayandır.

Tefsir
ٱلَّذِى
ki O
خَلَقَ
yarattı
سَبْعَ
yedi
سَمَٰوَٰتٍ
göğü
طِبَاقًاۖ
tabaka tabaka
مَّا تَرَىٰ
görmezsin
فِى خَلْقِ
yaratmasında
ٱلرَّحْمَٰنِ
Rahman'ın
مِن
hiçbir
تَفَٰوُتٍۖ
aykırılık uygunsuzluk'
فَٱرْجِعِ
döndür de (bak)
ٱلْبَصَرَ
gözü(nü)
هَلْ تَرَىٰ
görüyormusun?
مِن
hiçbir
فُطُورٍ
bozukluk

elleẕî ḫaleḳa seb`a semâvâtin ṭibâḳâ. mâ terâ fî ḫalḳi-rraḥmâni min tefâvüt. ferci`i-lbeṣara hel terâ min füṭûr.

Gökleri yedi kat üzerine yaratan O'dur. Rahman'ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü bir çevir bak, bir çatlak görebilir misin?

Tefsir
ثُمَّ
sonra
ٱرْجِعِ
döndür (bak)
ٱلْبَصَرَ
gözü(nü)
كَرَّتَيْنِ
iki kez daha
يَنقَلِبْ
döner
إِلَيْكَ
sana
ٱلْبَصَرُ
göz
خَاسِئًا
umudu keserek
وَهُوَ
ve o
حَسِيرٌ
hor ve bitkin

ŝümme-rci`i-lbeṣara kerrateyni yenḳalib ileyke-lbeṣaru ḫâsiev vehüve ḥasîr.

Bir aksaklık bulmak için gözünü tekrar tekrar çevir bak; ama göz umduğunu bulamayıp bitkin ve yorgun düşer.

Tefsir
وَلَقَدْ
ve andolsun
زَيَّنَّا
biz donattık
ٱلسَّمَآءَ
göğü
ٱلدُّنْيَا
en yakın
بِمَصَٰبِيحَ
lambalarla
وَجَعَلْنَٰهَا
ve onları yaptık
رُجُومًا
taşlamalar
لِّلشَّيَٰطِينِۖ
şeytanlar için
وَأَعْتَدْنَا
ve hazırladık
لَهُمْ
onlara
عَذَابَ
azabı
ٱلسَّعِيرِ
çılgın ateş

veleḳad zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bimeṣâbîḥa vece`alnâhâ rucûmel lişşeyâṭîni vea`tednâ lehüm `aẕâbe-sse`îr.

And olsun ki, yakın göğü kandillerle donattık, onları şeytanlar için taşlamalar yaptık ve şeytanlara çılgın alev azabını hazırladık.

Tefsir
وَلِلَّذِينَ
için vardır
كَفَرُوا۟
inkar edenler
بِرَبِّهِمْ
Rablerini
عَذَابُ
azabı
جَهَنَّمَۖ
cehennem
وَبِئْسَ
ve ne kötü
ٱلْمَصِيرُ
gidilecek sonuçtur

velilleẕîne keferû birabbihim `aẕâbü cehennem. vebi'se-lmeṣîr.

Rablerini inkar eden kimseler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür!

Tefsir
إِذَآ
zaman
أُلْقُوا۟
atıldıkları
فِيهَا
oraya
سَمِعُوا۟
işitirler
لَهَا
onun
شَهِيقًا
homurtusunu
وَهِىَ
ve o
تَفُورُ
kaynıyor

iẕâ ülḳû fîhâ semi`û lehâ şehîḳav vehiye tefûr.

Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.

Tefsir
تَكَادُ
neredeyse
تَمَيَّزُ
çatlayacak
مِنَ ٱلْغَيْظِۖ
öfkeden
كُلَّمَآ
her biri
أُلْقِىَ
atıldıkça
فِيهَا
onun içine
فَوْجٌ
topluluk
سَأَلَهُمْ
onlara sordu(lar)
خَزَنَتُهَآ
onun bekçileri
أَلَمْ يَأْتِكُمْ
size gelmedi mi?
نَذِيرٌ
bir uyarıcı

tekâdü temeyyezü mine-lgayż. küllemâ ülḳiye fîhâ fevcün seelehüm ḫazenetühâ elem ye'tiküm neẕîr.

Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.

Tefsir
قَالُوا۟
dediler
بَلَىٰ
evet
قَدْ
andolsun
جَآءَنَا
bize geldi
نَذِيرٌ
uyarıcı
فَكَذَّبْنَا
ama biz yalanladık
وَقُلْنَا
ve dedik ki
مَا نَزَّلَ
indirmedi
ٱللَّهُ
Allah
مِن
hiçbir
شَىْءٍ
şey
إِنْ
hayır
أَنتُمْ
siz
إِلَّا
ancak
فِى
içindesiniz
ضَلَٰلٍ
bir sapıklık
كَبِيرٍ
büyük

ḳâlû belâ ḳad câenâ neẕîrun fekeẕẕebnâ veḳulnâ mâ nezzele-llâhü min şey'. in entüm illâ fî ḍalâlin kebîr.

Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler.

Tefsir
وَقَالُوا۟
ve dediler ki
لَوْ
eğer
كُنَّا
biz
نَسْمَعُ
söz dinleseydik
أَوْ
yahut
نَعْقِلُ
düşünseydik
مَا كُنَّا
bulunmazdık
فِىٓ
arasında
أَصْحَٰبِ
halkı
ٱلسَّعِيرِ
çılgın ateşin

veḳâlû lev künnâ nesme`u ev na`ḳilü mâ künnâ fî aṣḥâbi-sse`îr.

"Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık" derler.

Tefsir
Kuran bilgisi :
Mülk
القرآن الكريم:الملك
Ayet Sajdah (سجدة):-
suresi (latin):Al-Mulk
sayı Suresi:67
Genel Toplam ayet:30
Toplam kelimeler:330
Toplam karakter:1313
sayı Ruku:2
yer:Mekke
Azalan Sipariş:77
Ayetten Başlarken:5241