Skip to main content

وَلَا
ve
تَجْعَلُوا۟
uydurmayın
مَعَ
ile beraber
ٱللَّهِ
Allah
إِلَٰهًا
tanrılar
ءَاخَرَۖ
başka
إِنِّى
şüphesiz ben
لَكُم
size
مِّنْهُ
O'nun tarafından
نَذِيرٌ
bir uyarıcıyım
مُّبِينٌ
apaçık

velâ tec`alû me`a-llâhi ilâhen âḫar. innî leküm minhü neẕîrum mübîn.

"Allah'ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım."

Tefsir

كَذَٰلِكَ
işte böyle
مَآ أَتَى
gelmedi
ٱلَّذِينَ
onlara ki
مِن قَبْلِهِم
onlardan önce
مِّن
hiçbir
رَّسُولٍ
elçi
إِلَّا
mutlaka
قَالُوا۟
dediler
سَاحِرٌ
büyücüdür
أَوْ
veya
مَجْنُونٌ
cinlenmiştir

keẕâlike mâ ete-lleẕîne min ḳablihim mir rasûlin illâ ḳâlû sâḥirun ev mecnûn.

Onlardan öncekilere, herhangi bir peygamber gelince: "sihirbazdır" veya "Delidir" derlerdi.

Tefsir

أَتَوَاصَوْا۟
tavsiye mi ettiler?
بِهِۦۚ
bunu
بَلْ
doğrusu
هُمْ
onlar
قَوْمٌ
bir topluluktur
طَاغُونَ
azgın

etevâṣav bih. bel hüm ḳavmün ṭâgûn.

Öncekiler sonrakilere böyle mi vasiyet ettiler? Hayır; bunlar azgın bir millettir.

Tefsir

فَتَوَلَّ
yüz çevir
عَنْهُمْ
onlardan
فَمَآ
değilsin
أَنتَ
sen
بِمَلُومٍ
kınanacak

fetevelle `anhüm femâ ente bimelûm.

Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.

Tefsir

وَذَكِّرْ
ama yine de hatırlat
فَإِنَّ
çünkü
ٱلذِّكْرَىٰ
hatırlatmak
تَنفَعُ
yararlıdır
ٱلْمُؤْمِنِينَ
inananlara

veẕekkir feinne-ẕẕikrâ tenfe`u-lmü'minîn.

Öğüt ver; doğrusu öğüt inananlara fayda verir.

Tefsir

وَمَا
ve
خَلَقْتُ
ben yaratmadım
ٱلْجِنَّ
cinleri
وَٱلْإِنسَ
ve insanları
إِلَّا
dışında
لِيَعْبُدُونِ
bana kulluk etmeleri

vemâ ḫalaḳtü-lcinne vel'inse illâ liya`büdûn.

Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır.

Tefsir

مَآ أُرِيدُ
ben istemiyorum
مِنْهُم
onlardan
مِّن
hiçbir
رِّزْقٍ
rızık
وَمَآ
ve
أُرِيدُ
istemiyorum
أَن يُطْعِمُونِ
beni beslemelerini

mâ ürîdü minhüm mir rizḳiv vemâ ürîdü ey yuṭ`imûn.

Onlardan bir rızık istemem; Beni doyurmalarını da istemem.

Tefsir

إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah'tır
هُوَ
O
ٱلرَّزَّاقُ
rızık veren
ذُو
sahibi
ٱلْقُوَّةِ
kuvvet
ٱلْمَتِينُ
sağlam

inne-llâhe hüve-rrazzâḳu ẕü-lḳuvveti-lmetîn.

Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allah'tır.

Tefsir

فَإِنَّ
muhakkak
لِلَّذِينَ
vardır
ظَلَمُوا۟
zulmedenlerin
ذَنُوبًا
bir (azab) payı
مِّثْلَ
gibi
ذَنُوبِ
payı
أَصْحَٰبِهِمْ
arkadaşlarının
فَلَا
o halde
يَسْتَعْجِلُونِ
acele etmesinler

feinne lilleẕîne żalemû ẕenûbem miŝle ẕenûbi aṣḥâbihim felâ yesta`cilûn.

Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır; cezalarını Benden acele istemesinler.

Tefsir

فَوَيْلٌ
vay haline
لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟
kafirlerin
مِن
dolayı
يَوْمِهِمُ
günlerinden
ٱلَّذِى يُوعَدُونَ
uyarıldıkları

feveylül lilleẕîne keferû miy yevmihimü-lleẕî yû`adûn.

Söz verilen günün azabından vay o inkar edenlere!

Tefsir