Skip to main content

ٱلَّذِينَ
onlar ki
يَتَرَبَّصُونَ
gözetleyip dururlar
بِكُمْ
sizi
فَإِن
eğer
كَانَ
(nasib)olursa
لَكُمْ
size
فَتْحٌ
bir fetih
مِّنَ ٱللَّهِ
Allah'tan
قَالُوٓا۟
derler
أَلَمْ
değil miydik?
نَكُن
biz de
مَّعَكُمْ
sizinle beraber
وَإِن
ve eğer
كَانَ
olursa
لِلْكَٰفِرِينَ
kafirlerin
نَصِيبٌ
(savaşta) bir payı
قَالُوٓا۟
derler
أَلَمْ نَسْتَحْوِذْ
biz üstünlük sağlamadık mı
عَلَيْكُمْ
size
وَنَمْنَعْكُم
ve sizi korumadık mı?
مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَۚ
mü'minlerden
فَٱللَّهُ
artık Allah
يَحْكُمُ
hükmedecek
بَيْنَكُمْ
aranızda
يَوْمَ
gününde
ٱلْقِيَٰمَةِۗ
kıyamet
وَلَن
ve asla
يَجْعَلَ
vermeyecektir
ٱللَّهُ
Allah
لِلْكَٰفِرِينَ
kafirlere
عَلَى
karşı
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
سَبِيلًا
bir yol

elleẕîne yeterabbeṣûne biküm. fein kâne leküm fetḥum mine-llâhi ḳâlû elem neküm me`aküm. vein kâne lilkâfirîne neṣîbün ḳâlû elem nestaḥviẕ `aleyküm venemna`küm mine-lmü'minîn. fellâhü yaḥkümü beyneküm yevme-lḳiyâmeh. veley yec`ale-llâhü lilkâfirîne `ale-lmü'minîne sebîlâ.

Sizi gözleyenler, Allah'tan size bir zafer gelirse, "Sizinle beraber değil miydik?" derler; eğer kafirlere bir pay çıkarsa, onlara: "Size üstünlük sağlayarak sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Allah kıyamet günü aranızda hüküm verir. Allah inkarcılara, inananlar aleyhinde asla fırsat vermeyecektir.

Tefsir

إِنَّ
şüphesiz
ٱلْمُنَٰفِقِينَ
iki yüzlüler
يُخَٰدِعُونَ
aldatmağa çalışırlar
ٱللَّهَ
Allah'ı
وَهُوَ
oysa O
خَٰدِعُهُمْ
onları aldatır
وَإِذَا
zaman
قَامُوٓا۟
kalktıkları
إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ
namaza
قَامُوا۟
kalkarlar
كُسَالَىٰ
üşene üşene
يُرَآءُونَ
gösteriş yaparlar
ٱلنَّاسَ
insanlara
وَلَا يَذْكُرُونَ
anmazlar
ٱللَّهَ
Allah'ı
إِلَّا
ancak
قَلِيلًا
biraz

inne-lmünâfiḳîne yüḫâdi`ûne-llâhe vehüve ḫâdi`uhüm. veiẕâ ḳâmû ile-ṣṣalâti ḳâmû küsâlâ yürâûne-nnâse velâ yeẕkürûne-llâhe illâ ḳalîlâ.

Doğrusu münafıklar Allah'ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah'ı pek az anarlar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.

Tefsir

مُّذَبْذَبِينَ
yalpalayıp dururlar
بَيْنَ
arada
ذَٰلِكَ
bu
لَآ
ne
إِلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ
bunlara
وَلَآ
ne de
إِلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِۚ
onlara
وَمَن
ve kimseye
يُضْلِلِ
şaşırttığı
ٱللَّهُ
Allah'ın
فَلَن تَجِدَ
bulamazsın
لَهُۥ
ona
سَبِيلًا
bir (çıkar) yol

müẕebẕebîne beyne ẕâlik. lâ ilâ hâülâi velâ ilâ hâülâ'. vemey yuḍlili-llâhü felen tecide lehû sebîlâ.

Doğrusu münafıklar Allah'ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah'ı pek az anarlar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.

Tefsir

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
لَا تَتَّخِذُوا۟
edinmeyin
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirleri
أَوْلِيَآءَ
dost
مِن دُونِ
bırakıp
ٱلْمُؤْمِنِينَۚ
mü'minleri
أَتُرِيدُونَ
mi istiyorsunuz?
أَن تَجْعَلُوا۟
vermek
لِلَّهِ
Allah'a
عَلَيْكُمْ
aleyhinizde olacak
سُلْطَٰنًا
bir delil
مُّبِينًا
apaçık

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tetteḫiẕü-lkâfirîne evliyâe min dûni-lmü'minîn. etürîdûne en tec`alû lillâhi `aleyküm sülṭânem mübînâ.

Ey İnananlar! Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz?

Tefsir

إِنَّ
doğrusu
ٱلْمُنَٰفِقِينَ
iki yüzlüler
فِى ٱلدَّرْكِ
tabakasındadırlar
ٱلْأَسْفَلِ
en aşağı
مِنَ ٱلنَّارِ
ateşin
وَلَن
ve asla
تَجِدَ
bulamazsın
لَهُمْ
onlar için
نَصِيرًا
hiçbir yardımcı

inne-lmünâfiḳîne fi-dderki-l'esfeli mine-nnâr. velen tecide lehüm neṣîrâ.

Doğrusu münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Onlara yardımcı bulamayacaksın.

Tefsir

إِلَّا
ancak hariçtir
ٱلَّذِينَ
kimseler
تَابُوا۟
tevbe edenler
وَأَصْلَحُوا۟
ve uslananlar
وَٱعْتَصَمُوا۟
ve yapışanlar
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَأَخْلَصُوا۟
ve yapanlar
دِينَهُمْ
dinlerini
لِلَّهِ
sırf Allah için
فَأُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
مَعَ
beraberdir
ٱلْمُؤْمِنِينَۖ
mü'minlerle
وَسَوْفَ
yakında
يُؤْتِ
verecektir
ٱللَّهُ
Allah da
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
أَجْرًا
bir mükafat
عَظِيمًا
büyük

ille-lleẕîne tâbû veaṣleḥû va`teṣamû billâhi veaḫleṣû dînehüm lillâhi feülâike me`a-lmü'minîn. vesevfe yü'ti-llâhü-lmü'minîne ecran `ażîmâ.

Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.

Tefsir

مَّا
ne?
يَفْعَلُ
yapacak
ٱللَّهُ
Allah
بِعَذَابِكُمْ
size azabetmeyi
إِن
eğer
شَكَرْتُمْ
siz şükreder
وَءَامَنتُمْۚ
ve inanırsanız
وَكَانَ
ve
ٱللَّهُ
Allah
شَاكِرًا
şükrün karşılığını verendir
عَلِيمًا
(herşeyi) bilendir

mâ yef`alü-llâhü bi`aẕâbiküm in şekertüm veâmentüm. vekâne-llâhü şâkiran `alîmâ.

Şükreder ve inanırsanız, Allah size niçin azabetsin? Allah şükrün karşılığını verir ve bilir.

Tefsir

لَّا يُحِبُّ
sevmez
ٱللَّهُ
Allah
ٱلْجَهْرَ
açıkça
بِٱلسُّوٓءِ
kötü
مِنَ ٱلْقَوْلِ
söz söylenmesini
إِلَّا
dışında
مَن
kendisine
ظُلِمَۚ
haksızlık edilen
وَكَانَ ٱللَّهُ
doğrusu Allah
سَمِيعًا
işitendir
عَلِيمًا
bilendir

lâ yüḥibbü-llâhü-lcehra bissûi mine-lḳavli illâ men żulim. vekâne-llâhü semî`an `alîmâ.

Allah, zulme uğrayan kimseden başkasının, kötülüğü sözle bile açıklamasını sevmez. Allah işitir ve bilir.

Tefsir

إِن
eğer
تُبْدُوا۟
açığa vurursanız
خَيْرًا
bir iyiliği
أَوْ
veya
تُخْفُوهُ
onu gizlerseniz
أَوْ
yahut
تَعْفُوا۟
affederseniz
عَن سُوٓءٍ
bir kötülüğü
فَإِنَّ
(bilin ki) şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah da
كَانَ عَفُوًّا
affedicidir
قَدِيرًا
güçlüdür

in tübdû ḫayran ev tuḫfûhü ev ta`fû `an sûin feinne-llâhe kâne `afüvven ḳadîrâ.

Bir iyiliği açığa vurur veya gizler yahut bir kötülüğü affederseniz, bilin ki Allah da Affeden'dir, Güçlü Olan'dır.

Tefsir

إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
okimseler ki
يَكْفُرُونَ
inkar ederler
بِٱللَّهِ
Allah'ı
وَرُسُلِهِۦ
ve elçilerini;
وَيُرِيدُونَ
ve isterler
أَن يُفَرِّقُوا۟
ayırmak
بَيْنَ
arasını
ٱللَّهِ
Allah
وَرُسُلِهِۦ
ile elçilerinin
وَيَقُولُونَ
ve derler
نُؤْمِنُ
inanırız
بِبَعْضٍ
kimine
وَنَكْفُرُ
ve inkar ederiz
بِبَعْضٍ
kimini
وَيُرِيدُونَ
ve isterler
أَن يَتَّخِذُوا۟
tutmak
بَيْنَ
arasında
ذَٰلِكَ
bunun (ikisinin)
سَبِيلًا
bir yol

inne-lleẕîne yekfürûne billâhi verusülihî veyürîdûne ey yüferriḳû beyne-llâhi verusülihî veyeḳûlûne nü'minü biba`ḍiv venekfüru biba`ḍiv veyürîdûne ey yetteḫiẕû beyne ẕâlike sebîlâ.

Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.

Tefsir